We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Şişede durduğu gibi durmuyor

32 13 75
20.08.2021

“Gençlik nedir?
Bir rüya.
Aşk nedir?
O rüyada gördüğün şey…’’

Geçen yılın ses getiren, En İyi Uluslararası Film Oscar’ını kazanan filmi “Körkütük” (Druk) yukarıdaki alıntıyla açılıyor. Sonra bir grup gencin sarhoş bir halde ‘aşırılıklar’ yaptığı bir sahneye geçiyor. Ama filmin temel meselesi, gençlik değil. Belli ki artık genç olmadıklarını hisseden orta yaşlı bir grup adama dair daha çok film.

Danimarka’nın yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden Thomas Vinterberg’in Tobias Lindholm ile birlikte senaryosunu kaleme aldığı “Körkütük”, zamanlaması doğru filmlerden biri olarak çokça gündem oldu, üzerine yazıldı çizildi. Dünyanın ‘gelişmekte olan’ ve ‘gelişmiş’ ülkelerinin pandemi nedeniyle kapandığı, insanların daha çok evlerinde vakit geçirip hayatları üzerine kafa yorma ihtiyacı hissettiği bir dönemde ortaya çıkmış olması film için en doğru zaman adeta. Böyle bir atmosferde, bir refah ülkesinden dört orta sınıf adamın bunalımlarıyla empati kurmak daha kolay oluyor açıkçası. Kendi adıma aşağıda sıralayacağım meziyetleri bir yana, filmi ilk izlediğimde “o kadar ilgilenmiyorum ki Danimarkalı orta sınıf adamların varoluşsal problemlerinden” hissine kapıldığımı söylemeliyim. Ama dediğim gibi bu filmin bir sanat eseri olarak niteliğinden daha çok içerik olarak ele aldığı konuya dair bir his.

Belki de asıl mesele, Türkiye ve ondan daha az gelişmiş ülkeler ile gelişmiş Batı ülkeleri arasındaki kültürel mesafenin giderek açılmaya başlamasıyla ilgilidir. Dünyanın daha küresel, kültürel etkileşimin daha akışkan, ülke sınırlarının daha geçişken olduğu dönemlerde filmin ana........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play