We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Başkalarının hayatı…

38 9 8
21.05.2021

Gösterimi yılan hikayesine dönen “Penceredeki Kadın” (The Woman in the Window) geçen hafta itibarıyla Netflix’te arz-ı endam etmeye başladı. 2018’de çekilen, bir yıl sonra vizyona girmesi planlanan ancak ön gösterimlerindeki eleştiriler sonrası vazgeçilen, geçen yıl pandemi nedeniyle bir kez daha ertelenen yapımı merak etmek için birçok sebep var kuşkusuz.

“Aşk ve Gurur”, “Kefaret”, “Hanna”, “Anna Karenina” ve “En Karanlık Saat” gibi filmlere imza atmış Joe Wright’ın yönetmen koltuğunda oturması mesela. Amy Adams, Gary Oldman, Julianne Moore gibi oyuncu kadrosu, Tracy Letts gibi usta bir kalem diğer nedenler. A.J. Finn’in aynı adlı romanından uyarlanan yapım, daha proje aşamasındayken Alfred Hitchcock’un “Arka Pencere” (Rear Window- 1954) filmine benzetilmeye başlanmıştı. Çünkü filme kaynaklık eden kitap da okurla buluştuğunda benzer eleştiriler almış. Zaten film de bu ilişkiyi inkar etmiyor. Daha ilk 20 dakika içinde aralarında “Arka Pencere”nin de olduğu Hitchcock filmlerine saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmiyor.

Nihayetinde hikaye hikayeye benzer ve gök kubbe altında söylenmedik söz de kalmadı! Ama “Penceredeki Kadın”ın sorunu söylenmiş sözleri aynen tekrar........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play