We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir kitap, bir tarih

107 15 179
28.11.2018
Sosyal bilimcilerin II. Mahmut dönemine irca edip vurgulamaya pek bayıldıkları merkezîleştirme siyasetini söz konusu döneme taşımak mümkündür.

Lisedeyken ders kitaplarındaki “Anadolu Beylikleri” konusu ilgimi çekerdi. İçeriği değil, üstünkörü geçilmesi. Hem bazı adlar da çok dikkat çekiciydi, “Germiyan” gibi. Kürtçede “kışlak” anlamına gelen germiyan, Kerkük taraflarındaki büyük Germiyan aşireti gibi Soranca lehçesinin bir ağzının da adıydı. Son yıllarda Amasya Valiliği’nin sitesine koyup ardından kaldırdığı “Amasya Tarihi”ndeki Amasya Şadîleri anlatısı, Mevlana’nın “Mesnevî”sinde Konya çarşısında Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe konuşulduğunu söylemesi, Paul Wittek’in Menteşe Beyliğinin Kürtlerle bağlantısını kurması gibi çok sayıda metin ve değini, resmî tarihin yaygın anlatısını iyice bozdu.

Geçen hafta devleti hâlâ Osmanlılar yönetiyor demiştim. Bir ek yapmak lazım, tarih bölümlerini de Osmanlılar yönetiyor. Bu anlamda Osmanlı resmî tarihi tekrar ediliyor. Hatta Osmanlılardan daha Osmanlıcı olduklarını bile ileri sürebiliriz. Osmanlı tarihçilerinin mitik anlatılarını yeterli görmeyenleri var çünkü.

Osmanlı tarihçileri 19’uncu yüzyılda Osmanlı hanedanı için kurucu ve mitik ata arayışına giriştiklerinde iki Süleyman Şah’la karşılaştılar. Onlardan biri şimdilerde türbesi oradan oraya taşınan........

© Gazete Duvar