We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Antalya’nın 'kuyruklu Kürtleri'

161 79 284
26.12.2018
Bazı kaymakamlar tarihçi ve dilbilimcidir! İki akademisyendeki bilimsel kafanın aynısından kaymakamda da var tabii.

Şikârî’nin “Karamannâme” kitabından anladığımız kadarıyla Kürtlerin Antalya (Antâliyye) ile ilişkisi epey eskilere uzanıyor. Hatta Antalya’nın ikinci kez ele geçirildiği 1216 yılındaki savaşta kaleye giren ilk birlikler, Sivas Kürtleridir.

Şikârî’ye göre Anadolu’daki Müslüman ya da Müslümanlaşmış beyler Ankara’yı ele geçirdikten sonra sıra Antalya’ya gelir. Sultan Antalya’yı Frenklerin elinden almaları için Kürt, Moğol, Oğuz ve Türkmen beylerine hediye ve muhabbetnâmeler gönderir.

“Hacı Bahâdınoğlu, Menteşa Beg sekiz bin Kürd dilâverler ile gitdi.” Bütün beylerin askerlerinden oluşan ordu önce Manavgat’ı aldı, ardından sıra Antalya’ya geldi: “İki tâğ birbirine tokunur gibi dokundu. Âdem na’rasından, gürz gütledüsünden dünyâ sarsıldı. Ok yağmur gibi yağdı. Bir fasl Moğol ceng eyledi, sınmağa başladı.” Sansürlenen kısımda devamı şöyle veriliyor: “Bunun üzerine Sivas beyi Hacı Bahadır, 6 bin askerle kafire saldırdı. Ardından da diğer Türkmen beyleri saldırdı. Kafiri aralarına aldılar.”

Kuşatma iyi geçmeyince mühtedi Kosun, “kafir kılığına” girer. Kaleye yaklaşıp nöbetçilere, “Kıbrıs’dan yardım içün geldik. On bin kâfir idik. Altı bin anda cengde kırıldı, iki binimiz gemide, iki binimiz kal’aya bekciliğe gönderdiler” der. Kalenin kapıları açılınca Kosun içeri girer. Mesud Koman’ınki (1946) gibi Aksaray Belediyesi’nin yayınında da sansürlenen kısma göre Kosun kapıyı öncü Kürt........

© Gazete Duvar