We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ankara’nın fethinde Kürtler

193 61 374
19.12.2018
Bugün Seloları rehin alan Ankara’nın Müslümanların eline geçmesinde Seloların atalarının önemli bir rolü vardır.

Ankara’ya ne zaman yolum düşse, Kızılay’ın ortasında “Siloooo” diye bağırasım gelir. Zeki Ökten’in yönettiği bir Yılmaz Güney filmi olan “Sürü”nün son sahnesi hani. Sürüsünü, hiç benimsemediği gelini Berivan’ı (Melike Demirağ) ve topraklarını kaybeden Hamo’nun (Tuncel Kurtiz) büyük oğlu Şivan (Tarık Akan) da çıldırıp hapse düşer. Hamo’nun küçük oğlu Silo (Levent İnanır) ise onu Kızılay’a doğru yürürlerken terk eder. Hamo, elindeki değnekle asrî yurttaşların şaşkın bakışları içinde “Silooo” diye bağıra bağıra meydana dalar. Turgut Uyar’ın “Malatyalı Abdo”sunu getirir akla:

Ben de bu dünyaya geldim geleli
Ölmezsem, öldürmezsem
Kim benim farkıma varır?

Yılmaz Güney, Türkiye’nin başkentinin askerî törenler için geniş tutulmuş caddelerine Kürt’ün sürüsünü salar. Fark edilmek değil, kör gözüne parmaktır bu. Ankara’nın elinden düşmek bilmeyen ferman kalemi işleyip durur çünkü. Refah ve efendiliği kendinin, cefa ve ezilmeyi Kürt’ün hanesine yazar. İşte 40 yıl önce çekilmiş “Sürü”, semiyotik olmakla kalmaz, Ankara’nın steril caddelerini bir dağ patikasına çevirir, keyfini kaçırır, anlamından uğratır, deşer.

Ama........

© Gazete Duvar