We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yılbaşı çok sıcaktı, 2021’i serin geçirmenin yolları!

22 69 44
04.01.2021

Yılbaşı çok sıcak geçti. Yılın ilk günleri her yer sıcaktan kavruluyordu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü yılbaşı öncesi yaptığı açıklamada; hava sıcaklıklarının hafta sonu kuzey ve iç kesimlerde mevsim normallerinin 7 ila 10, diğer bölgelerde 3 ila 6 derece üzerine çıkacağını duyurdu. Yılın ilk üç günü onlarca istasyon 20 ⁰C’nin üstünde sıcaklıklar ölçtü. Karadeniz kavruldu. Cuma günü Rize Kalkandere 23 ⁰C ile zirvede iken cumartesi günü 23,2 ⁰C ile ülkede birinci idi. Rize’nin temmuz ayı sıcaklık ortalamasının 23,2 ⁰C olduğunu bilirsek felaket anlaşılacaktır.

Bu beklenen bir durumdu aslında. İki yüzyıldır kesilen her ağaç, yok edilen her toprak parçası, yakılan kömür, petrol ve gaz, atmosferi siyah karbondioksit molekülleri ile doldurmuştu. Bilim 150 yıldır söylüyordu ve siyaset 150 yıldır konuyu sallıyordu. Asıl kötüsü siyaset bugün de sallamakla kalmıyor, iklim değişikliğini suistimal etmeye devam ediyor.

Bu durum biliniyordu zaten. 1850’den bu yana en sıcak beş yıl son beş yıldı. Her yeni yıl ilk beşe giriyor artık. Türkiye’de de durum pek farklı değil. En sıcak 5 yıl genelde son 10 yıllar arasında.

Bunun beklenmesinin iki nedeni var. Birincisi tabii ki atmosferde biriken sera gazlarının etkisi. Ama ikincisi ve dünyada az da olsa tartışması başlayan, ama Türkiye’de de çok net ismini koyduğumuz asfalt ve beton. Konuyu uzun uzun anlatmayalım ama kabaca dökülen her asfalt ve beton, bir ısı kütlesi olarak havada tuttuğunuz karbon kadar etkili bir ısı deposudur. Yani o yıl hava sıcaklığı aynı olsa bile sizin şehriniz, kasabanız ve hatta doğanız daha sıcak olur. Asfalt ve beton ısı adası etkisi yaratmasının yanı sıra iklim felaketlerine çarpan etkisi de yaratmaktadır. Ayrıca fosil yakıt tüketimini arttırırken, üretimi de iklimi değiştirme etkisi yaratır.

Bütün bunları bildiğimiz için 2017’nin sıcak bir yıl olduğunu görüp 2018’in telafisinin olmadığını, 2019’un da sıcak bir yıl olduğunu ve 2020’nin telafisi olmadığını söyleyebildik.

Ama bugün kavurucu bir yılbaşıyla iş başka bir boyuta taşındı.

Şimdi tek bir sorunumuz yok. Aşırı üretim ve aşırı seyahatin getirdiği bir salgın, salgını yönetmeyen iktidarların getirdiği bir halk sağlığı krizi, üstüne aşırı üretimin yarattığı aşırı yoksulluk ile halkın yaşadığı ekonomik kriz ve de üstüne bir de bu iklim krizi var. Türkiye’de ne salgına, ne iklime ne de halk sağlığına dair kılını bile kıpırdatmayan bir iktidar ve onun halk nezdinde yarattığı bir kriz var. Yetmiyor, her konuda politikasız, her konuda kapalı bir Meclis muhalefeti krizi var. O da yetmiyor, asfalt ve betona değil, halka ve doğaya çalışması için halkın da destek verdiği, hatta Saadet Partisi ve HDP’nin de seçim programına bile koymak durumunda kaldığı, Mansur Yavaş’ın kampanyasına almak zorunda kaldığı bu krize rağmen, ülkede bu sese kulak veren belediye başkanı........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play