We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hanımın ajansı

71 48 27
14.12.2020

Türkiye her şeyin açık açık yaşandığı, ama bunları milyonların görmemesi için çalışıldığı müthiş bir ülke. Ülkede çok güçlü bir kapitalist ideoloji var. O ideolojinin propaganda makinesi o kadar güzel çalışıyor ki. Kapitalist propagandada ilişkiler bir şirket ilişkisi gibi. İşin sahibi devlet, devamında şirketler, muhalefet, sivil kuruluşlar ve en altta halk var.

İktidar o kadar kendinden emin ki, ortalıkta itiraf ediyor. Muhalefet ise iktidarın ajandasından bihaber. Evet, konumuz 12 Ekim’de Meclis'e gelen, 14 ve 15 Ekim’de komisyondan geçen ve 45 gün boyunca kimsenin ağızını açmadığı, kimsenin halka anlatmadığı Türkiye Çevre Ajansı yasa teklifi.

Aslında yeni kapitalist düzende herkesin yerini alma savaşı verdiği ama bunun halka anlatılmadığı yeni bir düzendeyiz. O yüzden hiçbir kanunda halkın adı geçmez, halka yüz verilmez, sufle bile verilmez. Çünkü ana taşeron iktidardır ve bu düzeni bir maestro gibi yönetiyordur.

2 yıl önce bu günlerde Meclis, depozito sistemini getirecek ve poşeti kısıtlayacak, mevcut yönetmeliği öldüren bir kanun tasarısı getirdi. Bunu muhalefet bilmiyordu. Çünkü muhalefet kendini sadece sorular soran, ama sorgulamayan, çalışmayan ve eline bir kâğıt verilirse ancak onu okuyan bir yere kilitlemişti. Konu gündem olana kadar susan, gündem olunca da ’Nutuk Siyaseti’ silahını en güçlü şekilde kullanan bir yapı olmuştu.

Poşet kanunu geçti ama iktidar pişman oldu. Halk detayları öğrendikçe kızdı ve bu dalga dalga yayıldı. 25 kuruşluk poşet meselesi halkı devrimcileştirdi. Bunun böyle olduğunu iktidar seçimlerde derinden hissetti.

O günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı, Emine Erdoğan’ın ‘himayesinde’ çeşitli çalışmalar yapıyordu. Salda Gölü’ne yapılacak inşaatın toplum nezdinde meşrulaştırılması için ziyaret, poşet tepkilerine karşı kamu spotları çıkartma, sipariş haberler gibi işlerde “himayesini” sürdürüyordu. Zaten AK Parti, ajandası olan bir iktidar. Daha o günlerde bir ‘sıfır atık vakfı’ kurma çalışmaları başlamış, 12 Temmuz 2019’da Sıfır Atık Yönetmeliği Resmî Gazete'de çıkmış, Sıfır Atık Vakfı ile ilgili taslak Ağustos 2019‘da kurumlara (1) gönderilmişti. Vakıf ne aşamada bilmiyoruz ama bir şekilde çalışıyor.

İşte bütün bu süreç tel tel ustalıkla işlendi. Süreç ilerledikçe muhalefet vekilleri bir iki haber ile görevlerini yerine getirdiler. Çevre kuruluşları ise işin büyüklüğünü gördü ve hemen hükümetle imtiyaz anlaşmaları yapmaya, vakfa ortak olmaya başladılar. Karşılığında imtiyaz sözleşmeleri bile imzalamışlardı.

Bunlar, herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı tezgâhtan sadece bölüm başlıkları. Poşet ise sadece onun ilk bölümü idi.

Geçen hafta Milliyet’ten Verda Özer AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’a........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play