We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pes ettim…

33 10 15
27.11.2020

İtiraf etmeliyim; dinliyorum, okuyorum, izliyorum ama gittikçe daha az kavrıyorum. Olan biteni anlamlandıramıyorum artık. Her şey öylesine birbirine girdi ki ben pes ediyorum. Sizi bilmem. Beynin de bir istiap haddi var tabii. Benimkisinin devreleri yanmak üzere. Bir anlasam size de anlatacağım ama anlamıyorum işte. Haksız mıyım sizce? Anlatayım kararı siz verin.

Korona ile başlayacağım. Bir ülkenin yöneticileri, aldıkları kararların sonuçlarının binlerce cana mal olduğunu bile bile o kararlarda ısrarcı olmaz değil mi? Hayatın kendisi, doğanın mantığı bize böyle söylüyor. Ucunda ölüm varsa, küresel salgının bitirilememesinin sorumluluğunu paylaşmak söz konusuysa bir yöneticinin bu sorumluluğu azaltacak, ölümleri durduracak politikaları uygulamaya koyması beklenir. Görünüşte bunun öyle tartışılacak bir yanı da yoktur. Peki ama eğer yaşamın mantığı bize bunu söylüyorsa, mart ayından bu yana Türkiye’de salgının kontrolü amacıyla izlenen politikaları, alınan kararları nasıl açıklayacağız? Gerçeğin üzerinin örtülmesinin iktidara da bir yararı yokken neden ısrarla istatistikler saptırıldı? Hükümetin, ülke tarihinin gördüğü en büyük ekonomik bunalımın içindeyken turizm gelirlerini kaybetmeme telaşı, her şeyin yolunda gittiği, başarıdan başarıya koşulduğu izlenimi yaratma gayreti, yaratılan yeni sistemin açıklarını gözlerden ırak tutma arzusu gibi pek çok açıklama yapılabilir, yapılıyor da. Ama küresel ölümcül bir salgın söz konusuyken bunların hiçbiri, gerçeğin üzeri örtülerek yaratılan zararın açtığı gediği kapatmaya yetmiyor. Benim de aklım böylesi bir tercih yapılırken içinde bulunulan öngörüsüzlüğün, körlüğün dehşetengiz büyüklüğü karşısında karışıyor. Anlayamıyorum. Hatta dehşet içinde kalıyorum. Laf çevirme ustası haline gelen bakanların, bürokratların, onlar adına konuşan sözüm ona gazetecilerin kendilerini düşürdükleri durumu görememeleri de beni dehşete düşürüyor. Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. YETER!

İstifalar mesela… Ne kadar istifa denebilirse artık. Bir bakan Instagram hikayesi olarak istifasını kamuya açıklıyor. Üstelik ekonomiden sorumlu bir bakan bu. Saatler sonra “görevden affedildiği” açıklaması geliyor. Bu çıkışın nedeni hâlâ tartışılıyor. Binbir Gece Masalları sönük kalır aktarılan “kulis bilgileri (!)” yanında. Her biri........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play