We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kutuplaşma üzerine…

36 12 23
22.03.2019
Türkiye’nin Suriye topraklarında yürüttüğü operasyonların halkın çok büyük bir çoğunluğunca desteklendiğini hatırlayın. Ekonomik kriz kapıdayken, savaşın maliyetinin toplum açısından her bakımdan çok büyük olacağını kestirmek için öyle büyük bir uzmanlık gerekmiyorken sınırlarımızın ötesinde bir savaşa hevesli olanların ittifakların sınırlarını aşan bir fikir birliği içinde oldukları açık.

Ak ile kara… En bilindik zıtlık… İkili her karşıtlık arasında keskin bir ayrım çizgisi vardır. Öyle bir bölünmüşlüktür ki bu, sizi ya birine ya da diğerine dahil olmak zorunda bırakır. İki uçtur elde kalan. Bu uçlar arasındaki sınır katıdır, birinden diğerine geçiş olanaksızdır. Her kutup, sadece kendine özdeştir. Öyle olduğu sürece katılaşır, donuklaşır, mutlaklaşır. Böyle kendine özdeş iki karşıt arasında ilişki imkansızdır. Her geçişkenlik olasılığı kutupların varoluşuna tehdittir. Birinden diğerine kayışlar, kutuplar arasında yer değiştirmeler bu uç kategorileri bütünüyle bozguna uğratır. Dağıtır. O nedenle karşıtlıklar için belirsizlikler, kararsızlıklar yıkıcıdır. Her belirsizlik, bölen, ayıran sınırın bulanıklaşmasına neden olacaktır. Sonuç ise mutlaklık talep eden kutupların kararsızlaşması, uçların belirliliklerini yitirmesidir.

Türkiye’de uzun zamandır kutuplaştırıcı bir politik dile maruz bırakılıyoruz. Yeni bir oluşum olarak da iki ittifakın politikanın bütün etik değerlerini yerle bir eden rekabetine tanık oluyoruz. Tehditler, hakaretler, iftiralar, yalanlar… Bu........

© Gazete Duvar