We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hışırlık, ilkellik, asma kilit ve bir de 'nezâket' üzerine...

109 93 0
06.07.2021

“Meray”daki sevgili hocalarımızdan, Çelik Aruoba'nın anısına...

Hiç hesapta olmayan, son günlerde olup bitenin neden olduğu 'çağrışımlar' üzerine bir yazı...

Seyrediyorsunuzdur Boğaziçi'nde yaşananları. İstediklerini istedikleri yere atıyor, görevlendiriyorlardı; bu kez olmadı. Oldu da, olmadı. Boğaziçi'ndeki itiraz, iktidarın hayal etmediği, ummadığı bir durumdu. Kibirden burunlarının ucunu görmedikleri için 'itirazı' tam olarak anlamadıklarından ve anladıkları kadarından şaşkınlık ve öfke duyduklarından, kuşkum yok.O kibir boşuna değil, muhatabın suskunluğundan, kabullenmesinden beslenen bir insanlık ve iktidar durumu. Nasıl olur, nasıl olur da koskoca iktidar halesinin münasip gördüğü bir isim rektör olarak kabul görmez, nasıl olur bu, nasıl olur, ne hakla, kimin haddi, nasıl! Oldu ama, bu kez küçük bir aksilik yaşandı ve adının hakkını vermeye niyetlenen bir üniversite, neredeyse tüm bileşenleriyle, atamaya itiraz edip 'makama' sırtını döndü. 'Oyuna geldi', 'ilk seçimde gitmelerini beklemedi' ve protesto hakkını kullandı, kullanıyor. Yüceler yücesi, her itiraz ve şikâyetten, tüm sorumluluklardan âzade iktidarın 'kararına' karşı.

Okuyacağınız satırları yazdıran çağrışımların nedeni, cumartesi günü 'Boğaziçi kapısı' önünde yaşananlar. Yönetimin okulun kapısına kilit asıp insanların içeriye girişini engellemesi, dört küsur yıl önceki atılma anılarını depreştirdi. Farklı kampüslerde diğer meslektaşlar tarafından da deneyimlenen, nahoş anılar. Başkaca mekânlarda yaşansa da, aynı kapıya çıkan saçmalıklar. İçinde işbirlikçilerin öfkesi, şaşkınlığı, çaresizliği ve ilkellikleri olan. Atıldıktan bunca zaman sonra, bunların hiçbirini üzüntüyle hatırlamıyorum inanın; insan, yaşadığı ülke ve toplumu için hüzünleniyor yalnızca. Ayrıca itiraf edeyim, mizahi bir yan da var depreşen anılarda. Komik, saçmadan çıkar nihayetinde.

Bu işleri yapan, kenarında yer alan, kullanılan ya da kullanılmaya teşne insanların bazı ortak nitelikleri söz konusu. Sağcılık ve kurnazlık, en belirgin olanları. Sağ partilere oy verenleri değil, sağcı kişilikleri kastediyorum, zira bunların içinde sol partilere oy veren az değildir. Kasabalılık, kurnazlık, hırs, olmamışlığa/hamlığa öfke, dizginlenemeyen iktidar olma ya da kıyısına ilişme isteği var o sevimsiz sağcılıkta. Bugün AKP'ye yanaşmış görünseler de, yarın bir gün komünistler iktidar olsa hepsi ceket iç ceplerinde 'Manifesto' taşımaya başlar; Mülkiye'de de vardı bunlardan, siz de çevrenizde rastlayıp tanımışsınızdır. İşbirlikçilik, genellikle böyle bir kumaştan biçiliyor sanırım. Bizlerin atılmasında ve sonrasında yaşananlarda da sorumluluk ve pay sahibi olan bu tür, aynı zamanda en akla gelmedik, en 'ilkel' davranışları sergilemekten geri durmuyor, duramıyor, başka türlü davranamıyor.

Örneğin, o atılma listelerini hazırladılar........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play