We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devrimden şişlenen bez bebeklere: Haiti Devrimi ve Voodo

39 27 15
04.04.2021

Kürenin yedi gününde bu hafta Covid-19’a karşı aşı politikası gündemde üst sırada yer aldı. ABD’nin günlük 3 milyon doz aşı uygulamasına karşın Avrupa Birliği’nde aşı çalışmalarında yaşanan sorunlar eleştirilerin odağındaydı.

Gündemde öne çıkan bir diğer başlık, Rusya ile NATO arasında Ukrayna üzerinden yaşanan gerilimdi. Ukrayna’da 2013 sonunda başlayan gerilim 2014 itibariyle yerini iç savaşa bıraktı.. Yedinci yılına giren iç savaşta NATO’nun Ukrayna’ya yardım için ek önlemler alabileceğine dönük sinyaline, Kremlin karşılık vermekten geri kalmayacaklarını söyleyerek yanıt verdi.

Küresel gündemde bu başlıklar ön planda yer alırken, geçtiğimiz hafta bu köşede Haiti’de Haziran 2021'de yapılacak referandum öncesinde var olan koşullara dönük kısa bir panorama çıkarmaya çalışmıştık. Ancak Haiti yüklü bir siyasi tarihe ve güncel sorunlara sahip. Kölelik tarihinden dine uzanan bu etkenler incelemeyi derinleştirmeyi gerekli kılıyor. Bu çerçevede bu hafta Haiti’nin tarihsel geçmişini ele almaya devam edeceğiz.

15. yüzyılda İspanya egemenliğine geçen, ardından Fransa’nın kolonisi haline gelen Haiti, 1804’e kadar tarihin gördüğü en büyük zulmün ve dönemin ekonomik işleyişinin de merkeziydi.

Haiti, Fransa tarafından egemenlik altına alındığında şeker üretiminde kullanılan plantasyonların merkezlerinden biri haline geldi. Şekeri takip eden diğer ürün kahveydi. Şekere göre başlangıç masrafının az olması, plantasyon kurulmasının daha kolay olması, “biz de daha fazla zenginleşelim” diyen Fransa’nın sonradan görme beyaz efendilerine imkan sunmuştu. Örneğin 1802’de Haiti’de 800 plantasyon yer alıyordu. Koloni dünyanın tükettiği şekerin yüzde 60’ını, kahvenin yarısını üretiyordu. İyi ama 1780’de Fransa dış ticaretinin yüzde 40’nı sırtlanan bu kolonide üretimi kim yapıyordu?

Sorunun kestirme yanıtı köleler. Kölelerin Haiti’deki önemini gösteren en basit unsur Fransız Devrimi’nin olduğu yılda kolonideki nüfus verilerinde görülüyor. Paris’te “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” sloganıyla özetlenen Fransız Devrimi yaşanırken kolonide 465 bin köle, 30 bin özgür renkli ve 28 bin beyaz bulunuyordu. Köle sahiplerinin köle başına vergi ödedikleri dikkate alındığında aslında köle sayısının 800 binden az olmadığını tarihçiler not düşüyor.

Haiti ve kolonilerde işleyen sistemin ekonomik formülü şöyleydi: Beyazlar, önce burada bir yeri işgal ediyor, yerli halkı ölümüne çalıştırarak yok ediyor, soykırım yapıyordu. Ardından plantasyon kuruyordu. Plantasyonda çalışmak üzere Afrika’dan köleler taşınıyordu. Sömürgecilikle beraber dönemin en vicdansız ve işlek ticari kollarından biri de köle ticaretiydi. Afrika’dan zorla toplanan köleler, gemilerle kolonilere getiriliyor, burada yine plantasyonlarda 20 saatinde üstünde hiçbir insanı ihtiyaçları dikkate alınmadan adeta makine dişlisi muamelesi görerek çalıştırılıyordu. Burada üretilen lüks ürünler gemilere........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play