We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bazı yaralara zaman derman olmaz: Afganistan

39 80 16
27.12.2020

Kürenin yedi gününde bu hafta aşı çalışmaları ve buna dönük açıklamalar dikkatlerin odaklandığı konuydu. Benzer biçimde korana virüsünün İngiltere başta olmak üzere pek çok ülkeye yayılması bültenlerin üst sıralarında yer aldı.

Gündemde dikkat çeken bir diğer başlık artık kendi içinde yılan hikayesine dönen, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması sürecini düzenleyecek olan anlaşmaydı. İngiltere 2016’daki referandumda AB’den çıkış bileti için gerekli toplum desteği almıştı, ancak hem referandum hem de sonraki süreç, İngiltere’de parlamento seçimleri içinde en tartışan konu oldu. Boris Johson’ın galibiyetiyle noktalanan seçimlere karşın Brüksel ile Londra arasındaki uzlaşma ancak 2020’nin sonunda sağlandı.

Bültenlerin üst sıralarında bu tartışmalar yaşanırken 2020’nin zor bir yıl olduğu konusunda hemfikir olma hali yıllık muhasebelere de kapı araladı. Ancak bazı hesaplar var ki açtığı yaraların tarihi neredeyse 20 yıl öncesine dayanıyor. Bu hafta 2000’lerin başında bazı devletlerin buyurganlığında bir ülkenin işgale uğraması ve yaşananların muhasebesine dönük bir gelişmeye ver vereceğiz. Terörizme karşı savaşın ilk bayrağının dikildiği yer Afganistan. 2001’den günümüze bu savaş arkasında büyük bir yıkım, mülteci dalgası ve savaş suçları bıraktı. Bu yıl buna bir de özür eklendi. Bazı yaralar zamanla geçmez diyerek Afganistan’da olanlara ve gelen özre bakalım.

Okulun ilk haftasının salı günü, alınacak kitap listesine dair annemle yapacağım konuşmayı kafamda canlandırarak eve giriyorum. Yana yakıla annemi evin içinde ararken, onu televizyona kitlenmiş bir halde buluyorum. Anneme selam veriyorum, annem yüzünü dönüyor ancak sanki görmüyor, “ne oluyor” diyorum, ekranı işaret ediyor. Ekranda bir uçağın yüksek bir binaya çarptığını görüyorum. Binadan dumanlar çıkıyor. Adeta bir savaş filmi, ancak haber kanalındaki alt yazıda “New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırı” ibaresini görüyorum. Ev telefonuna sarılıp en yakın arkadaşlarımdan ikisiyle gözümüz televizyonda, olanı konuşuyoruz. Arkadaşım bürokrat olan babasının “Bu çok ciddi bir olay” dediğini aktarıyor. Biz telefonda bunları konuşurken Atlantik’in öte yakasında ABD Başkanı ve bakanlarının Beyaz Seray’da pek de kullanılmayan bir sığına indiğini, o odada türlü hesapların yapıldığını, gergin anların yaşandığını ancak lisans eğitimim başladığında öğreniyorum. Herkesin hayatında unutamadığı anlar vardır, benim aklımda 11 Eylül 2001’den o televizyon ekranı, annemin yüzündeki dehşet ve dumanların yükseldiği bir bina kalıyor.

Saldırının ertesi günü ABD Başkanı George W. Bush, saldırının El-Kaide tarafından yapıldığını ve Afganistan’da bu saldırının planladığını söylüyor. Şer ekseninden bahsediliyor, üç ülkenin adı zikrediliyor:........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play