We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sessizliğe gömülecek bir gerilim...

23 8 0
18.06.2021

Türünde yeni bir ‘akım’ veya ufak çaplı bir devrim beklemesek de, Bein Connect kanalında, biraz sessiz sedasız bir şekilde sunulan ‘The Bay of Silence’ (Sessizlik Körfezi) filmi psikolojik gerilim türünü seven seyirciler için ‘tatlı bir sürpriz’ olmayı vaat eden ipuçları taşıyor: Senaryonun artık ‘ultra klasik’ hale gelmiş ‘lanet’ veya ‘hayalet’ olaylarına dalmaması, hikayedeki mekan seçimlerinin ve atmosferin ‘özenli’ gözükmesi, çok tanınmasa da filmin dümeninde geçmişinde 18 yapım bulunduran, tecrübeli bir kadın yönetmenin bulunması ve hikayedeki ideal ‘rehberleri’ canlandırma potansiyeli taşıyan başrol oyuncuları…

Aslında psikolojik gerilim ‘kabuğunun’ altında bir ‘aile dramı’ özü de taşıyan film, klasik ve biraz ‘kartpostal’ tadında olsa da oldukça ‘kabul edilebilir açılış sekansından sonra trajik olaylar eşliğinde geçmişin kabuslarıyla boğuşan bir kadın, onun ‘dağılmakta’ olan ailesi ve bu ailenin üstüne çöken bir ‘krize’ eğiliyor ve asıl hedeflediği türe doğru hızla yol almaya başlıyor. Ancak filmin hikayesindeki boşluklar, biraz beceriksizce bağlanmaya çalışılan ‘kopuk’ sekanslar, ana hikayenin tamamen dışında olan yan karakterler ve yönetmenin sanki belli bir kariyere sahip değil de ilk filmini çeken genç bir yönetmen gibi ‘kontrolsüz’ ve ‘tereddütlü’ tutumu, hem başrol oyuncularının gayretine hem de mantıklı bir çerçeveye oturmak için debelenen hikayeye zarar veriyor ve ortaya ismini çağrıştıran ‘sessizliğe’ gömülmeye mahkum bir yapım çıkıyor.

Will ve Rosalind kırklı yaşlarının ortasında birbirine çok aşık, belli bir süredir beraber olan ve evliliğe doğru hızla yol alan, mutlu bir çifttir. Rüya gibi geçen bir tatil ve iyi başlayan bir evlilik sürecinden sonra Rosalind ikiz bebeğe hamile kalır. İlk evliliğinden de iki kız çocuğu olan Rosalind (ilk eşini kaybetmiştir) geçirdiği bir kaza ve sorunlu geçen bir doğumdan sonra kucağına bir erkek bebek alsa da aslında ikiz bebek beklediğine ve birini doğum sırasında kaybettiğine inanır. Aradan geçen birkaç aydan sonra durumu biraz düzelse de hem Rosalind’in (kısa adıyla Rose) gittikçe bozulan ruh hali hem de bir türlü kurtulamadığı acı geçmişi onu iyice ‘karanlık bir çukura’ iter ve eve gelen esrarengiz bir paketten sonra Rose çocuklarını da alıp ortadan kaybolur. Bu ‘kayboluşun’ şokunu yaşayan eşi Will, ailesini geri getirmek ve bu esrarın gerçek nedenini bulmak için yola çıkar.

Yönetmen Paula Van der Ouest ve senarist Caroline Goodall (Lisa St Aubin’in bir kitabından uyarlama) filmin başından itibaren hikayeyi........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play