We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sorumluluk yoksa mahcubiyet var 'mıdır'?

126 60 35
14.04.2021

“Çok acayip zamanlar, sürekli olağanüstü dönem, koyu karanlık günler”. İçinden geçtiğimiz bu koridorun isimlendirmesi için uygun sıfat bulmakta ciddi sıkıntı çekiliyor. Yaşananların can yakıcı, asap bozucu tarafları öyle bir çeşitlilik gösteriyor ki, hangi tarafının “ön yüz” olduğunu belirlemek güç. Muhtemelen bugünler geçip gittiğinde, dönemin isimlendirmesi, bu seçenek bolluğu yüzünden zor olmaya devam edecek. Geçmişte de zengin isimlendirmelerle anılan böyle tarihsel dönemler yaşanmıştı. Satırlarca süren İspanyolca isimler gibi seriler ortaya çıkmıştı. Gelecek zamanlarda bugüne dair kalabalık isim listesindekilerden birinin, “post truth”a paralel “mahcubiyetle” ilgili olacağına eminim. Hakikatin imhasının, utanmayı geride bırakması mümkün olamazdı zaten.

Yaklaşık bir buçuk sene önce bu köşede “Utanma duygusu geri gelir mi?” diye bir yazı yazmıştım. Şöyle başlıyordu; “utanma, en yaygın kullanımıyla, özel bir nedene bağlı bir üzüntü türü olarak tanımlanıyor: ‘Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duyma, mahcup olma’ (TDK). Çekinme karşılığı olarak kullanılan yan anlamı bir kenara bırakırsak, asıl anlamı bir duyguyu işaret ediyor. Diğer insanlardan yansıyan -yansıyacağı varsayılan- olumsuz bakışlara dair bir üzüntü. Bazen de tamamen kendine yakıştıramama hali.” Mahcup olmamak ise, insanların kendilerine yakıştırdıkları halin açık bir itirafı aslında.

O yazıda, Sırrı Süreyya Önder’in meclis kürsüsünden söylediği bir söze atıf vardı: Önder, “Allah utandırmasın diye edilen dualar kabul edilmiş ve utanma duygusu tamamen kaybedilmiş” diyordu. Aylar geçti yüz kızartıcı, mahcup edici bir sürü şey tekrar tekrar yaşandı. Hatta öyle çok şey oldu ki, bu yazıdan bir yıl sonra “Utanma duygusu geri gelir mi?-2” diye yeni bir yazı yazmak zorunda kaldım. Ancak mahcubiyetten kaçınmanın, insanların kendine dair bir duygu olması dışında, sosyal-siyasal bir pozisyon haline geldiğini de deneyimledik. Sorumluluk almayarak........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play