We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bahçeli etkinliği için yakın hafıza tazelemesi

189 21 18
23.05.2020
2018 seçiminde Bahçeli’nin biçimlendirdiği ittifaklı seçim formülünün, “alabildiği sonuca” rağmen özellikle AKP için bariz hale gelen sakıncaları, çok kısa süren “başka arayış” rüzgarlarını estirdi. Benzer bir rüzgar yerel seçimin hemen ardından ve galiba şimdilerde de yine bazı kulaklara biraz sert esiyor. Bütün bu noktalarda Bahçeli’nin sadece siyasi aksiyon başlatan olmayıp, olası gelişmeleri ve girilebilecek yeni yolları kesen, kapatan rolünün de hiç küçümsenmemesi gerektiği daha iyi anlaşıldı: Başlatıcı olduğu kadar iyi bir durdurucu olabileceğini defalarca gösterdi.

Toplam bir haftaya sıkışan kısa hikaye şöyle yaşandı: Önce Bahçeli, seçim yasasından siyasi partiler yasasına, iç tüzükten siyasi etik meselesine kadar çerçevesi belirsiz bir dizi düzenleme talep etti. Bütün bunların baskın bir erken seçimle ilişkisi olabileceği iddia edildi. Erdoğan, “virüsle birlikte sorunlu siyasetçilerden kurtulacaklarını” dile getirince ve bütün adımlar da bununla uyumlu olunca, siyasi alanın daha da daraltılması niyeti anlaşıldı. Devamında Abdulkadir Selvi, “aslında bir hazırlık yok ama seçim barajı da gündeme gelebilir” yazdı. 50 1’in zorlukları ve aşmaya dönük formüller üzerinde çalışıldığı yeniden konuşulur oldu. Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya, AKP’li Mustafa Elitaş ve Bülent Turan’a dayandırarak, bu düzenlemelerin gündemde olmadığı, bir hazırlık yapılmadığını haberleştirdi. Ancak bu bilginin dumanı tüterken, AKP’nin bir başka Grup Başkanvekili Naci Bostancı’dan düzeltme geldi: “MHP ile konu üzerine çalışıyoruz.” Bu hızlı manevranın, neden ve nasıl gerçekleşmiş olabileceği, son yılların maceralı siyasi yolculuğunda saklı.

Devlet Bahçeli’nin iktidar üzerindeki ağırlığı ve asıl olarak da siyasetteki belirleyiciliği konusunda, şüphe duyan sayısı artık yok denecek kadar azalmış durumda. İktidarla ittifak oluşturduğu ilk zamanlardaki “koltuk değneği”, “anahtar teslimi” benzetmelerini, MHP’nin eriyip yok olacağı öngörülerini pek dile getiren çıkmıyor. Son yılların önemli siyasi aksiyonlarının başlatıcısı olarak hep Bahçeli’yi izleyip, neredeyse bütün işaret fişeklerinin onun tarafından ateşlendiği görülünce, önce bakış sonra da değerlendirmeler değişti. Sadece rotaların değil zamanlamanın, hızın ve ritmin üzerindeki Bahçeli etkisi görüldükçe, “ne olacağına” ilişkin kestirimler için asıl bakılan odak haline geldi.

Muhalefet çevrelerinde çok hızlı yayılan algı değişimi, zamanla fazla abartılı bir hale de dönüştü: Son zamanlarda -kimi eski ortaklarının özel çabalarıyla- iktidarın bütün yanlış işlerinin (daha doğrusu politik tercihlerinin) sorumlusu olarak MHP işaret edilmeye başlandı. Kısmen Ergenekon bağlantısıyla birlikte gerilim ve sertlik politikaları, Avrasyacılarla paralel dış politika tercihleri gibi başlıklarda, MHP’nin belirleyiciliği kuvvetli bir........

© Gazete Duvar