We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sait Dede: Yüksekova’ya talancı bir istisna uygulanıyor

215 602 0
06.07.2019
Herhangi bir büyükşehir belediyesi için bile astronomik olan 680 milyon TL’lik borç batağına kayyum tarafından sürüklenen Yüksekova Belediyesi 31 Mart’tan beridir bırakın kamu hizmetini, çalışanlarının maaşını bile ödeyemiyor. Hafta başında TBMM Genel Kurulu’unda bu duruma isyan eden ve hukuka aykırı biçimde İller Bankası’nın belediyenin tüm gelirine el koyduğunu açıklayan Hakkâri Milletvekili Dr. Sait Dede, “Utanmamışlar, acımamışlar ama aynı zamanda hukuktan da korkmamışlar” diyor.

OHAL döneminde DBP’li belediyelere atanan kayyumların yarattığı devasa enkazın belki de en çarpıcı örneğini Yüksekova oluşturuyor. Şehrin alt yapısını yapma iddiasıyla ilçeyi belini doğrultamayacak düzeyde borçlandıran kayyum, 31 Mart’ta HDP’ye kasasında tek kuruş para olmayan bir belediye ve sokakları toz-toprak içinde bir şehir devretti.

İller Bankası’ndan belki de hiçbir zaman ödenemeyecek düzeyde (608 milyon TL!) kredi çeken, esnafa ve çeşitli kurumlara olan borçlar da eklendiğinde 680 milyon TL’ye çıkan borcun bedelini Yüksekova halkı sadece toz-toprak içinde yaşayarak ödemekle de kalmıyor.

Zira yasaya göre borçlu belediyenin gelirlerinin en fazla yüzde 40’ına el konabiliyorken, kayyumun İller Bankası’yla yasaya aykırı olarak imzaladığı sözleşmeye göre ilçe belediyesine ayrılan bütçenin tamamına borcundan dolayı el konuyor. İller Bankası’nın 2017 tarihli, yasaya aykırı bu sözleşme hükümlerini ancak HDP’nin belediyeyi devraldığı 31 Mart tarihi itibariyle uygulamaya başladığını söyleyen HDP Hakkâri Milletvekili Dr. Sait Dede, bu hafta TBMM’ye, Yüksekova kayyumunun “icraatlarının” araştırılması için önerge verdi. Araştırma önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedilen Dede’ye kulak veriyoruz…

Yüksekova Belediyesi’nin, kayyum atanmış diğer belediyelerden farkı ne?

Kayyum atanmış tüm belediyeler büyük bir borç batağı içinde ama Yüksekova’da talancı bir istisna uygulanıyor. Normalde belediyelerin borcuna mahsuben İller Bankası en fazla yüzde 40 civarında bir kesinti yapabilirken, Yüksekova Belediyesi’nin tüm parasına el konuyor. Belediyeler idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişilikleridir ama idari olarak merkezden de sıkı bir denetim yapılır. Hukuken belediyeler ve İl Özel İdareleri 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’na, 5779 Sayılı, İl Özel İdareleri ve belediyelere toplam vergiden ayrılan pay hakkındaki kanuna göre çalışma yürütür, proje üretir. 5393 Sayılı Kanun, aynı zamanda belediyelerin borçlanmalarının hangi şart ve koşullarda yapılacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla borçlanmaya giderken belediyenin öz gelirleri, İl Özel İdaresi’nden gelen bütçesi, borcun ödenme şartları, geri ödeme planları kanunda düzenlenmiş. 5779 Sayılı Kanun’da da belediyelere genel bütçeden gelen payın yüzde 40’ından fazlasının kesilemeyeceği hükmü var.

Peki Yüksekova Belediyesi’ne gelen payın tamamı nasıl kesilebiliyor?

Çünkü kayyum, İller Bankası’yla kanuna aykırı bir taahhütname imzalamış. Hatta taahhütnamede “mevzuata aykırı olsa bile” gelirlerin yüzde yüzünün İller Bankası tarafından kesilebileceği açıkça belirtiliyor.

Bu taahhütnameye belediye meclisi de izin vermiş mi?

19 Aralık 2016 tarihinde belediyeye atanan kayyum, kendince bir belediye meclisi oluşturuyor. Bu sözde belediye meclisi de kayyum ve iki memurdan oluşuyor! Bu üç kişi, İller Bankası’yla, alınacak kredi karşılığında belediyenin tüm gelirlerine el konulabileceğine dair anlaşma imzalıyor.

Peki kayyum atandığı sırada mevcut olan belediye meclisi üyelerine ne oldu?

Üyelerin çoğu ya tutuklandı ya sürgüne gitti veya halk iradesini gasp eden kayyumla çalışmak istemedikleri için istifa etti. Zaten kayyum atandıktan sonra, bırakın belediye meclis üyelerini, halk bile belediyeye giremez oldu. Yüksekova Belediyesi karakola dönüştürüldü.

YÜKSEKOVALILARIN İÇME SUYU BİLE PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI

İller Bankası, belediyenin gelirlerine ne zaman el koymaya başladı?

Kayyum, gelirlerin tümüne el konmasına sebep olacak anlaşmayla ilgili kararı 27 Ocak 2017 tarihinde, sözde belediye meclisinden çıkarıyor. Fakat İller Bankası bu gelirlerin yüzde 60 veya daha fazlasına, 32 Mart 2019 tarihine kadar el koymuyor. Yani İller Bankası, kanuna aykırı olan bu sözleşmeyi kayyum döneminde hiç uygulamıyor. Ne zaman ki 31 Mart seçimlerinde HDP Yüksekova Belediyesi’ni geri aldı, İller Bankası bu sözleşmeyi devreye sokarak tüm gelirlere el koydu.

Yüksekova Belediyesi Eş Başkanı Remziye Yaşar, geçen gün yaptığımız görüşmede bu sözleşmenin feshi ve yürütmenin durdurulması için dava açtıklarını, bunun üzerine daha önce kendileriyle görüşmeyen İller Bankası’nın kendilerini davet ettiğini söylemişti. 2 Temmuz’da yapılan bu görüşmeden nasıl bir sonuç çıktı?

Dediğiniz gibi, belediyenin yeni yönetimi ilk önce İller Bankası’na bu kanunsuz sözleşmenin uygulanamayacağı konusunda ihtar çekmiş ama herhangi bir yanıt alamamıştı. 2 Temmuz’da yapılan görüşmede ise İller Bankası belediyeye, 2032 yılına kadarki vadenin 2040’a kadar uzatılmasını, bunun için yeni bir taahhütname imzalamayı önermiş. Vade süresi on yıl daha uzatıldığında, Yüksekova halkının ve belediyesinin sırtına bindirilmiş borcun üstüne yaklaşık 200 milyon TL daha eklenmiş olacak. Ayrıca banka, kanun yüzde 40’ından fazlasını kesemeyeceğini emrettiği halde, Sayın Remziye Yaşar’a yüzde 60’lık kesintiyle gelirlerini verebileceğini söylüyor.

Yüzde 40’lık ödeme, belediyenin asgari işleri yürütmesini sağlamaz mı?

Hayır, bırakın işlerin yürümesini, bu para 303 belediye çalışanının maaşına bile yetmez. Diyelim ki çalışanların maaşını ödemeye yetti! Bu belediye, sadece çalışanlarının maaşını ödemek için mi var? Hiçbir kamu hizmeti yapamayan bir belediye niye var olsun? Bakın, borcundan dolayı geçenlerde belediyenin elektrikleri kesilince şehre su verilemedi. Valilikle, il müdürlükleriyle yapılan görüşmeler sonucunda, geçici olarak kesintiye son verildi de, Yüksekova halkına su ulaştırılabildi. Yüksekova halkının suyu bile şu an pamuk ipliğine bağlanmış durumda yani. Kayyum döneminde yüz milyonlarca borç alındığı halde elektrik faturaları ödenmemiş ve borç katbekat artmış.

Sonuçta İller Bankası’yla yapılan görüşmede herhangi bir anlaşmaya varıldı mı?

Hayır, henüz bir anlaşma yok. İller Bankası, açılan davanın ve yapılan ihtarın geri çekilmesini de şart koşuyor zaten. Eğer İller Bankası yasal mevzuata uymayı kabul ederse, belediye de davadan vazgeçebilir. Ama belediye yapılan ihalelerin usulüne uygun olup olmadığına dair davalarını sürdürecek.

Belediyenin şu anki borcu ne kadar?

Herhangi bir büyükşehir belediyesinin bile altından kalkamayacağı kadar yüklü bir borç! 680 milyon TL!

KAYYUM, 54 MİLYONLUK BORCU 680 MİLYONA ÇIKARDI

Kayyum atanmadan önce bu borç ne kadardı peki?

Sözüm ona belediyeye, örgüte para aktardığı iddiasıyla kayyum atanmıştı. Fakat kayyum öncesindeki borç 54 milyon küsur TL’ydi. Kayyum bu borca iki buçuk yıl içinde 626 milyon borç ilave etmiş! Kayyum geldiğinde belediyenin kasasında 4 milyon civarında para vardı. 31 Mart’ta HDP belediyeyi devraldığında kasada bir kuruş para yoktu. Peki bu para nereye gitti? Olağan koşullarda, genel bütçeden Yüksekova Belediyesi’ne ayrılan pay aydan aya değişse de, aşağı yukarı 3 milyon 800 bin TL ile........

© Gazete Duvar