We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Öcalan'ın aradığı rasyonel devlet aklı

226 124 0
19.08.2019
Kürt sorununun barışçıl çözümü için çıkarılan sese ses verecek bir demokrasi gücünün artık görünür olmayışı, ülkenin savaş yanlısı çıkar gruplarının, iktidar odaklarının karşısındaki naçar halinin resmi niteliğinde. Savaş karşısındaki esareti sonlandıracak tek yol ise barışı haykıracak bir cesaret siyasetidir.

“Dört halife dönemi vardır, biliyorsun. En son Ali gittikten sonra mezheplerin savaşı korkunç boyutlara ulaştı. Muazzam bölünme, parçalanma… Kan gövdeyi götürdü. Halen, günümüze kadar devam ediyor. Şimdi ben bu işe çok büyük bir sorumlulukla yaklaşıyorsam, arkamızda bitmez tükenmez mezhep savaşları bırakmak istemiyorum.”

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın rahmetli gazeteci Mehmet Ali Birand’a 1992 yılında verdiği mülakatta sarf ettiği bu sözlerin üstünden 27 koca yıl geçti.

Aynı mülakatta Birand soruyor: “Ben ehven-i şerim (mi) diyorsunuz?” Öcalan yanıtlıyor: “Hayır, ondan ötesi şu: Oldukça fazla kan dökmeden, büyük anlayışsızlıklara, sapkınlıklara girmeden bir çözüme götürme durağı aşaması yaratılmıştır. Bunun değeri bilinmek durumundadır.”

Öcalan’ın söz konusu mülakatta Birand’a ifade ettiği “aşama” Özal’ın, devletin geleneksel inkâr ve imha politikasının sürdürücülerine rağmen açmaya çalıştığı “çözüm yolu”ydu. Değeri bilinmek durumundaydı ama bilinmedi. Neticede o yol, geleneksel devlet aklının Özal’ı tasfiyesi ve hemen arkasından devreye sokup tüm 90’lı yıllara yaydığı cehennem yoluyla kapatıldı.

Aradan geçen 27 yılın 20’sini İmralı’da, tarihte eşi-benzeri olmayan bir tecrit altında geçiren Öcalan’ın tabiriyle her türlü sapkınlık yaşandı. Katliamlar, cinayetler, infazlar, sürgünler, köy-şehir yakmalar, sürgünler, toplumsal çatışmalar, ırkçılık, inkâr, zulüm, kan, revan… Karşılıklı olarak yaşanmayan, yapılmayan, olmayan hiçbir şey kalmadı.

Her gelen iktidar “terör” dedi, “üç-beş çapulcu”........

© Gazete Duvar