We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Davutoğlu ne diyor, muhalefet ne anlıyor?

351 253 0
26.08.2019
Sakarya konuşmasının tümüne bakıldığında, Davutoğlu’nun çözüm sürecinin bitirilmesinin arkasındaki karanlık olayların ifşasını imâ etmeyi bir kenara bırakın, bilakis o süreçteki aktif rolünün bilinmesini istediği, daha da ötesi, çözüm sürecinin bitirilmesine 7 Haziran seçimlerinden yaklaşık 9 ay önce karar “verdiğini” anlıyoruz. Fakat Davutoğlu “ayıyı” gösterdiği halde muhalefet nedense “ayak izlerini” soruyor. İnsan gerçekten hayret ediyor.

Dedem bazen öfkeyle “yahu ben ayıyı gösteriyorum, sen ayak izini soruyorsun” derdi. Geçen hafta Sakarya’da konuşun Ahmet Davutoğlu da başta HDP olmak üzere muhalefete aynı tepkiyi gösterse yeridir!

“Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa, birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler insan yüzüne çıkamazlar! Açık söylüyorum. Neden mi? Gelin hafızanızı biraz yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacaktır…” https://www.youtube.com/watch?v=FkmQlGpg3xk&feature=youtu.be

Çözüm sürecinin bitirilişinin temel aktörlerinden biri olan Ahmet Davutoğlu’nun geçen hafta Sakarya’daki konuşmasında ifade ettiği bu sözleri, nedense hemen herkes, özellikle “yanlış” anlamak istedi. Sanki Davutoğlu, çözüm sürecini bitiren, AKP’nin 1 Kasım 2015 seçimlerinde tekrar tek başına iktidar olmasını sağlayan karanlık olayların arkasındaki hakikatleri ifşa etme şantajı yapıyormuş gibi kabul edildi.

İyi de o dönemin temel aktörü olan Davutoğlu, kendisinin de ustalarından olduğu bir duvarın altından neden tuğlayı çeksin? O duvar yıkıldığında kendisinin de altında kalacağını bilmediği mi sanılıyor?

Zaten Davutoğlu da bu sözleriyle, bine yakın kişinin hayatını kaybettiği o kaos ve katliam aralığında AKP’nin kirli çamaşırlarını ortaya serme tehdidinde bulunmuyordu.

Davutoğlu’nun yaptığı, AKP 7 Haziran’da iktidardan düştüğünde MHP’nin koalisyona yanaşmayarak “terörle mücadelede” kendilerini yalnız bıraktığına yönelik basit, hatta hakikatle örtüşmeyen bir tepkiden ibaretti.

BAHÇELİ, DAVUTOĞLU’NU İŞARET ETMİŞTİ

Daha da ötesi 7 Haziran’ı 8’ine bağlayan gece, sandık sonuçları belli olduğunda Erdoğan’a hakaretler eşliğinde konuşan Devlet Bahçeli, geçici hükümetin kurulması için bizzat Davutoğlu’nu işaret etmişti: “Cumhurbaşkanı birini görevlendirebilir. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun görevlendirmesi gerekir. Davutoğlu mecliste bulunan partilerle nasıl bir çalışma yapacağını görüşmesi gerekir.”

Türkiye bu atmosferde 1 Kasım’a gitti ve o dönem boyunca toplumu etkisiz hale getiren her türlü olay, Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde yaşandı. Üstelik AKP’nin iktidardan düştüğü 7 Haziran gecesi erken seçimi ilk telaffuz eden de Bahçeli olmuş, 1 Kasım sonrasında artan şehir savaşlarındaysa MHP, AKP’ye desteğini sunmuş, bu ilişki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “Yenikapı ruhu” adıyla tescillenmişti.

Davutoğlu’nun AKP-MHP ittifaklaşması sürecinde ekarte edilmesinin nedeninin de, yeni Türkçü-İslamcı çizgiden uzaklığı asla değil, kişisel hırslarının Erdoğan’ın........

© Gazete Duvar