We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Taksim Meydanı: Demokrasi bir yarışma mıdır?

25 23 22
15.11.2020

Taksim Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması, herhalde Türkiye mimarlık ortamının üzerine en çok tartışılan yarışması oldu. Jüri tarafından tek birincinin seçildiği yarışmalardan farklı olarak, seçilen eşdeğer üç projenin halkoyuna sunulması bunun asıl nedeni. Zaten yarışma İBB Başkanı İmamoğlu’nun seçim vaadi idi ve süreç “İstanbul senin” sloganı ile başladı.

Bu açıdan Taksim Yarışması, Taksim’in fiziken nasıl şekilleneceği hakkında değildir; asıl İstanbulluların kentlerini sahiplenmesi yarışmasıdır. Şu an nasıl hayatlarımız olduğu ve aslında başka tür nasıl hayatlarımız olabileceği üzerine düşünme yarışmasıdır. Ve tüm bunlardan dolayı Taksim Yarışması sonuna kadar politik bir yarışmadır.

Yarışmanın sloganı, “İstanbul senin” denirken aslında hayatlarımız üzerine söz hakkımızın kalmadığı, olan bitene seyirci olmaya zorlandığımız, tepeden inme kararlara biat etmemizin beklendiği çaresizliğimiz kastedilmekte ve halka fikri sorulurken bugünün Türkiye’sinde maruz kaldığımız baskı hatırlatılmaktadır.

Peki, demokrasi bir yarışma mıdır?

Olimpiyatlarda en hızlı koşanın, atlayanın, fırlatanın birinci seçilmesi yarışmadır. Ama bireylerin hak ve özgürlüklerinin devletin kurum ve kuralları tarafından güvenceye alınması bir yarışma değil sürekliliktir, bir yaşam iradesidir.

Taksim Meydanı yarışması, bugünün Türkiye’sinde demokratik bir yarışma olma iddiasındadır. Bunu yaparken bizlere demokrasinin kurum ve kurallarının ne kadar yıprandığını göstermektedir. Ama aynı zamanda yarışmanın kendisi bir çelişkidir. Bir sokak röportajında iktidarı eleştiren sıradan bir vatandaşın tutuklandığı, “devlet aleyhine haber yapmak” diye bir suçun uydurulduğu, gazetecilerin tutuklandığı bir ülkede halka fikrini sormak bir çelişkidir.

Demokrasinin olmadığı, yine halk oylaması ile Cumhurbaşkanlığı........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play