We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kaldırımdan silüete, çizginin hükmü yok

27 14 11
18.03.2021

Amsterdam’a ilk gittiğimde -sonrasında aile bağları nedeni ile defalarca gittim- şaşkına dönmüştüm. Kentin merkezi Dam Meydanı’ndayım. İnanılmaz bir insan seli, hızla geçen bisikletliler, araç trafiği ve tramvay. Tüm bu yollar sadece çizgiler ve hafif renk farkları ile ayrılmış, her yerden bir şeyler geliyor, kafam karışmış ve nerede duracağımı bilemiyordum.

İkinci bir anı: Bisikletle dolaşıyorum, yol bir şekilde beni iki aracın arasına soktu. Işıklarda beklemekteyim. Bir yanımda koca bir tır, dehşete düştüm. Bisikletliler için ışık yandı, tırın önünden sola dönüp yoluma devam edeceğim ama korkudan donup kaldım. Işığın benim için olduğuna, her taraftan gelecek araçların beni bekleyeceğine bir türlü ikna olamıyorum. Tır şoförünün el kol işaretleri, arkadaki bisikletlilerin zil ile teşvikleri sayesinde en sonunda pedala basabildim.

Şaşkınlığım, korkum boş yere değil. Alışmamışım. Bizde çizgi sadece çizgidir, bir şey tarif etmez, hükmü yoktur. Bu nedenle kaldırımlar yüksek, zorla inilen çıkılan basamaklar. Buna rağmen yine de rahat rahat yürüyemezsiniz. Bir otomobil hiç aldırmadan kaldırıma park etmiş, sizi ancak bir insanın zorla geçebileceği bir aralık bırakmış olabilir. Bize normal gelir, kimse aldırmaz, en fazla söylenerek geçeriz. Zaten araç sahibi iseniz, muhtemelen yeri gelince siz de yapıyorsunuzdur.

Hatırlayın, İstanbul’da metrobüs yolu ilk yapılırken, bir türlü bitmemiş, artan trafik keşmekeşinden herkes bıkmıştı. Belediye, araç ile otobüs yolunu ayıran bariyerlerin yapımın süreyi uzattığını söylemiş ve keşke buna gerek olmasa demişlerdi. Hem para hem zaman kaybı ama herkes biliyordu o bariyerler olmasa ne........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play