We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kampüssüz toplumsal cinsiyet çalışmaları: Aramızda’ki bağ

17 7 20
12.02.2021

Sosyal bilimciler olarak “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atıp, 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek çıkarılan KHK’larla ihraç edildikten sonra çoğumuz okuyup yazmayı ve bildiklerimizi paylaşmayı, bilmediklerimizi öğrenmeyi sürdürdük. Yaşamak, ayakta kalmak direniştir, dedik. Yaşamanın bin türlü yolu var ama çoğumuz için ayakta kalmanın yolları bunlardı. Türkiye’de çok zor ama bazen geçimimizi de bunlardan sağladık. Emeğin farklı biçimleriyle de tanıştık, yeni beceriler edindik, gizli yeteneklerimizi gün yüzüne çıkardık. Kendi adıma en çok tarım ve kooperatifçilik yapan arkadaşlarıma özeniyorum. Ama bunun için iklimin, o değilse ruh durumunun Akdeniz olması gerekiyordu. Kara ikliminin sakinleri farklı çatıların altında veya bağımsız akademik üretim yaptılar. Kendi adıma bir günümü boş geçirdiğimi hatırlamıyorum. 'Boş'luk neye tekabül ediyor ve durmaksızın çalışmak iyi bir şey mi, çoktandır emin değilim. Herkesin kendini sağaltma yolu farklı. Durup dinlenmek, düşünmek, içine dönmek isteyen arkadaşlarım da oldu. Onlar da öyle dayandılar yaşananlara. Dayanamayanlar da oldu maalesef. Hayatına son verenler, hastalığa yenik düşenler, beden ve ruh sağlığını, sevdiklerini, sığındığı şehri, evi kaybedenler… Ama ben şimdi, üniversitelerden ihraç edilenler arasında sosyal bilimci olup toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, LGBTİ , queer teori gibi konularda çalışan kadın akademisyenlerin ve öğrencilerin kurdukları ve üyesi olmaktan mutluluk duyduğum Aramızda Derneği’nin sesini duyurmak istiyorum size. Dernek adına İrem Akı ile konuştuk.

Aramızda ne zaman, ne amaçla ve kimler tarafından kuruldu? Derneğin ismi neye referansla seçildi?

Aramızda’nın kuruluş adımları, ağırlıklı olarak “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atması nedeniyle KHK’larla ihraç edilen feminist barış akademisyenlerinin ve onların ihracı ile eğitim hakları kesintiye uğrayan öğrencilerin 2017 yılında bir araya gelmesiyle atıldı. KAOS GL’nin düzenlediği Feminist Forum ve Homofobi Karşıtı Buluşmalar, akademide toplumsal cinsiyet çalışmaları ve kampüs ortamlarında toplumsal cinsiyet ilişkileri bakımından yaşanan tahribatı konuştuğumuz buluşma da bu fikrin gelişmesine vesile oldu.

Dayanışma ağlarımızı örmek ve üretmeye devam etmek için farklı yollar geliştirmemiz kaçınılmazdı. Bu bağlamda akademik ve bilimsel bilginin üretiminin sürdürülebilmesi, OHAL ve KHK rejiminin toplumsal cinsiyet perspektifinden okunması, bilgisinin üretilmesi ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına yönelik olası saldırılara karşı; taciz, şiddet ve ayrımcılıkla mücadelenin sürdürülmesi için neler yapılabileceği üzerine düşünmek ve tartışmak bizi böyle bir oluşuma yöneltti.

Üniversitelerde toplumsal cinsiyet/queer içerikli derslerdeki daralma, öğrencilerin tez süreçlerindeki kesintiler, cinsel tacize karşı birimler ve mekanizmalarda oluşan tahribat, ihraçların ardından karşılaşılan en temel sorun alanlarıydı. Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği de bu ihtiyaçtan hareket ederek, toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet çalışmaları alanındaki tehditlere karşı kampüslerde, dersliklerde ve sokaklarda, daralan yaşam, akademik ve entelektüel üretim, siyaset ve eylem alanlarını genişletmeyi hedefleyerek 2017’de kuruldu. Hannah Arendt, “insan ilişkilerinin, eylem, çoğulluk ve performansın........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play