We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İfşadan sonra neler oldu?

97 26 90
19.12.2020

Hızla bir metoo hareketine dönüşen tacizcileri ifşa eylemi hakkında epey yazıldı, konuşuldu. Daha önce kadına yönelik şiddetin bir türü olarak cinsel taciz ve saldırı hakkında, geçmiş kurumsal deneyimimden yola çıkarak bir yazı yazmıştım. Muhatabında rahatsızlık uyandıran söz ve eylemlerin, bu konudaki rahatsızlık sözle veya tavırla belli ediliyorsa sürdürülmesi, hangi koşullarda, ortamlarda, mekanlarda olursa olsun tacizdir. Bir kez daha, açıklıkla söylemek gerekir: Birisiyle soyunup yatağa girmiş de olsanız, “hayır” dediğinizde o iş bitmelidir. Hukuki süreçte, birçok unsurun mağdur aleyhine delil olarak kullanıldığını maalesef biliyoruz: Evime geldi, sinemaya gitme teklifimi kabul etti, bana duyduğu hayranlığı dile getirdi, benimle içki içti, dekolte kıyafet giyip baştan çıkarıcı tavırlar sergiledi, gece vakti sokaktaydı, bardaydı, partideydi, zaten sevgiliydik… ve benzeri birçok “hafifletici sebebi” faillerin kendilerinden ve avukatlarından defalarca duyduk, duyuyoruz. Hukuki süreç bir kanunlar manzumesinden ibaret olmayıp, onu uygulayan aktörlerin politik angajmanları, kültürel sermayeleri, dini inançları, cinsel kimlikleri ve hatta kariyer planlarıyla şekillendiği, duruşmalar sırasında mahkeme salonunda bulunan topluluğun, basın mensuplarının, davaya müdahil olan kurumların baskısı bile karar sürecinde etkili olduğu için bu hafifletici sebepler mağduriyeti katbekat arttırabiliyor. Nadir hallerde de dava izleyen topluluğun, basının, müdahillerin ve kamuoyunun baskısı rüzgarın mağdur lehine dönmesini sağlayabiliyor.

Ben bugün, ifşa yöntemini tercih etmiş, daha doğrusu çoğu buna mecbur kalmış kadınların başına o günden bugüne neler geldi, bu yöntem farklı çevrelerde nasıl karşılandı, sorularından yola çıkmak istiyorum. Tıpkı şiddet eylemlerinde olduğu gibi, cinsel taciz ve tecavüz söz konusu olduğunda da üst sınıflar bunun alt sınıfların, solcular sağcıların, eğitimliler “cahillerin”, dindarlar inançsızların alışkanlığı olduğuna inanıyorlar. Bazen de tam tersi oluyor. Kan bağı olan veya evlilik ilişkisi kurduğu kadının bedenini kendisine mülk edinen, tasarruf hakkını elinde tutan, yabancı kadını ise “müsait” olarak gören ve bunu dile getirmekten imtina etmeyen erkek güruhunu bir kenara bırakıyorum. Biz şimdi güncel örnek üzerinden “tekamül etmiş”, mürekkep yalamış, “medeni” olduğu söylenen erkeklere bakalım. Kendisini “edepli”, “ahlaklı”, “mert”, nazik v.b. olarak niteleyen bu erkekler, duygusal ve cinsel ilişkide zorlamaya başvurmayacak veya buna ihtiyaç duymayacak kadar kontrollü yahut albenili olduklarına eminler. Fakat farkında olmadıkları, üzerine uzun uzadıya düşünmedikleri, idrak edemedikleri bir şey var: Onların flörtleşme veya sevişme dedikleri ve çoğunun inceliklerine vakıf olduklarını iddia ettikleri eylem, birçok muhatabında cinsel zorbalık olarak karşılık buluyor. Koskoca profesör, hassas şair, büyük yazar, sinemanın sihirbazı olan yönetmen, renklerin efendisi olan ressam, yurtdışı doktoralı holding CEO'su, notaları konuşturan müzisyen, yeteneklerini biler, zevkini inceltir, entelektüel birikimini arttırırken erkeklik belasından kendini kurtarmayı aklına bile getirmiyor. Çünkü erkeklik onlara göre bir artı değer, bir avantaj, neredeyse bir hediye. Bu kıymetli beyefendilerden kimse saldırganca tavırlar beklemiyor. Onlar da zaten bu zırhı kuşanarak bu tür fiiller işlemekte ve sessizlik bulutunun içinde izlerini kaybettirmekteler. Bu muameleye maruz kalan muhatapları da failin görkemli isminden, yaşından, kariyerinden, parıltılı imajından ve hatırlı bağlantılarından çekinerek travmalarını kendilerini ruhen ve bedenen tahrip edecek biçimde sessizce, kendi içlerinde yaşıyorlar. Bazen de üstü kapalı ve açık tehditler sebebiyle buna mecbur kalıyorlar. Belki hayranlıkla, ilham almak arzusuyla, belki de aşıkane yaklaşılan şöhretli, yetenekli erkeğin ilgisi baş döndürücü de olabiliyor. Buna karşılık verdiğinizde artık nerede durulacağına sizin karar vermenize izin verilmiyor. Amiyane tabirle kuyruk sallamışsınız. Siz........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play