We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Boğaziçi husumeti tarihinden bir yaprak

40 13 41
15.01.2021

Robert Kolej, şimdiki Boğaziçi Üniversitesi’nin habercisi ve önceli olarak 1863 yılında İstanbul’da eğitime başladı. Batı merkezli bilim anlayışına göre düzenlenmiş, deneye ve sorgulamaya dayalı pozitivist müfredatı, eğitim dilinin İngilizce olması ve öğrenciyi sorgulamaya, araştırmaya cesaretlendirmesiyle geleneksel eğitim kurumlarından farklıydı. Osmanlı coğrafyasının birçok yerinde, öğrencilerinin büyük kısmı Ermenilerden oluşan okullar açan Amerikan misyonerleri tarafından, Abdülaziz’in irade-i seniyyesiyle kurulduğunda modernleşme seferberliği içindeki ve dünyaya açılma hevesindeki yönetici kadronun gözünden sakındığı bir kurumdu. Kendi gözünden sakınıyordu, çünkü bu kadronun içinde de yabancı okullara ve misyonerlik faaliyetlerine sıcak bakmayan bir grup vardı. Bunun yanında, karşı politik cepheden misyonerlik faaliyetlerine yönelen ve gelenekçi, muhafazakar halk kitlesinde de karşılık bulan ağır eleştiri ve saldırganlığın hedefi olmaktan da korumak gerekiyordu okulu. Sözlü saldırganlık zaman zaman fiziksel hücumlara, kapıya dayanarak arbede çıkarmaya da varabiliyordu. Bu saldırganlığı kışkırtmak için, sağ ve muhafazakar çevrelerde hâlâ hayırla anılmayan okulun kurucularından Dr. Cyrus Hamlin’in, arsa arayışı içinde dolaşırlarken, Rumeli Hisarı’nı işaret edip dava arkadaşı Rhinelander Robert’e şöyle dediği rivayet ediliyordu: “Müslümanlar İstanbul’u fethetmek için buraya hisar yaptılar. Ben de onları yıkmak için buraya okul açacağım.” Okulun din düşmanı talebeler yetiştirdiği vehminin yanı sıra, onları Türk milliyetçiliğinden, geleneksel ahlaktan, mukaddes değerlerden de uzaklaştırdığı görüşü yaygındı.

Ben bu yazıda Boğaziçi Üniversitesi’nin temelini atan Robert Kolej’den değil, o temele taş döşeyen ve Robert Kolej’in kız kardeşi denilebilecek Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden, bu okulun açıldığı dönemde yarattığı rahatsızlıktan bahsedeceğim. Kültür ve sanat alanında yerli ve milli olma seferberliğinin, muhalif hareketi zapt-u rapt altına alma ve üniversite özerkliğinin son direnişini de kırma girişiminin bir ürünü olarak kayyım rektör atanan Boğaziçi Üniversitesi’nin kimliğinin oluşmasında ve okula yönelik kadim husumette Robert Kolej kadar, Müslüman kız öğrencileri geleneğin ve dinin dayatmalarını sorgulamaya, modern hayata çağıran, öğrencileri arasındaki adıyla Arnavutköy Amerikan’ın da payı var çünkü.

Robert Kolej’den sekiz yıl sonra, 1871’de farklı etnik topluluklardan kız öğrencilere kapısını açıp, 1910’da ilk kez Müslüman kızları öğrenci olarak kabul etmeye başlayan Amerikan Kız Koleji, Osmanlı coğrafyasında feminizmin de yeşerdiği ve ilk kadın entelektüellerin yetiştiği kurum........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play