We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kral emniyette mi Kral! 

465 28 13
08.04.2021

Bazı ülkeler biraz özeldir. Dostları vardır; kolay kolay türbülansa girmesine izin verilmez. Kendi başına buyruk, hani hakkıyla bağımsız, yeterince egemen olmasına da rıza gösterilmez. Ürdün, Orta Doğu’da bu payede bir ülke. ‘Lejyon devlet’ mi demeli, bilemedim!
Haşimi ailesinin İslam tarihine koşut hatırı büyüktür bu topraklarda, Arabistan’dan Irak’a oradan Ürdün’e. Suudilerin Haşimi Krallığı’na ülfetini biraz da bu bağlarda aramalı belki. Elbette düz bir mantık çalışmaz. İtibarın ve paranın geldiği kaynağın takdir edilmesini ister, itaat ile, uyum ile.
Filistinlilere dönüp Filistin’e bakmayacakları; İsrail’in huzurunu kaçırmayacakları güvenli, istikrarlı ev lazım. Ürdün Vadisi kaçış koridoruyken ‘doğu yakası’ böylesine bir ev oluverdi. Nekbe’den Nekse’ye. İki felaketin arasında. 1948’den 1967’ye. Bunun neticesinde Ürdün’ün yarıdan fazlası Filistinli mültecilerden oluşuyor. İsrail’in derdi Batı Şeria’da kalanların da Ürdün’ü yeni yurt edinip Filistin’i bedenleriyle birlikte vadinin doğu yakasına gömmeleri.
Harem’üş Şerif’in de hamisi, onun da bir hatırı var.
En nihayetinde Mısır’dan sonra İsrail’le barışmış ikinci ülke. 1994 Vadi Arabe Anlaşması İsrail’in güvenliğinde yeni bir kilometre taşı olurken bu pozisyon ödülsüz de bırakılmadı. Bugüne kadar Amerikan yardımları yıllık 1 milyar dolar civarında, İsrail’in güvenliği ve meşruiyetini temin için Amman’ın kasasına giriyor. Geçen yılki yardım 1.5 milyar dolardı.

ABD’nin atfettiği önemin çevresel etkisi de Körfez taraflarından yardıma dönüşüyor.
Suriye ve Irak’ın komşusu olması da Ürdün’ün Amerikan askeri ve istihbarat konuşlanmasının ana üssüne dönüşmesinde etken.
2011 sonrası süreçte Suriye’ye kirli müdahalede Amman’daki operasyon odası, Özgür Suriye Ordusu için ayrılan eğitim kampları ve güney cephesini besleyen yardım kanalları Ürdün’ün neden Amerikalılar için önemli olduğunu bize yeniden hatırlattı.
Ürdün’ü anlamlandıran bağlamlar önemli ölçüde çevresel, dışsal. Amerikalıların devralıp güncellediği İngiliz mimarisinin Ürdün’ün oturtulduğu çerçevede özel bir yeri var.
***
Trump döneminde Ürdün’ün Filistin-İsrail sorunundaki ağırlığını kemiren gelişmeler yaşandı. Damat Jared Kushner’in Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı sağına, BAE-Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’i soluna alarak yürüttüğü Yüzyılın Anlaşması Projesi, Filistinliler kadar Ürdün için de bir komplo sayılırdı. Ürdün Kralı Abdullah kapasitesince buna direndi. Bundan sonra Amman için hikâye biraz değişmeye başladı. İsrail’le Araplar arasındaki normalleşme süreci sonuçlar verirken Orta Doğu’daki Amerikan düzeninde Mısır ile Ürdün’ün işgal ettiği yerin erozyona uğraması kaçınılmaz. Tel Aviv-Amman, Amman-Riyad ve Amman-Abu Dabi ilişkilerinde mesafeler oluştu. Biraz daha geriye gidersek Ürdün, Suudi-Emirliklerin Yemen savaşına ortak olmadı. Katar’a yönelik ablukaya da gönülsüzdü. Riyad 2017’de Körfez İşbirliği Konseyi’nin Ürdün’deki Suriyeli mültecilere 3.6 milyar dolarlık yardım paketini yeniletmeyerek Amman’ı cezalandırdı. Ürdün’e verilen hibeyi de kesti. Muhammed bin Selman, Ürdün’ün burnunu sürtmeye dönük siyasetinde hayli ‘çiğ’ sayılabilecek başka şeyler de yaptı. Buna karşın Ankara-Amman hattında yakınlaşmalar oldu. Kral Abdullah İstanbul’daki İslam İşbirliği Örgütü zirvesine Suud-Emirlik ikilisinin engelleme çabasına rağmen gelmişti. İsrail de kendi üzerine düşen bedeli ödettiriyor. Barışa karşı taahhüt ettiği suyu keserek ya da Harem’üş Şerif’e ziyaretlerde sorun........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play