We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Biden dostlarıyla nasıl halleşecek?

480 33 32
05.03.2021

Amerikan yönetimleri ardışık olarak ‘uyanan’ Çin ve (oyuna) ‘dönen’ Rusya’yı çevrelemeyi öncelik haline getirip Orta Doğu’daki masrafları kısma eğilimine girerken Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölgesel ortaklarının önünü açmıştı. Amerikan çıkarlarına uyumlu oldukları sürece ortakların rollerini büyütmeleri sorun değildi. Türkiye’ye biçilen ‘model ortaklık’ rolü yeni dizaynın bir parçasıydı. Türkiye bu rolün içeriğini kendi emperyal hevesleriyle doldurunca yön karmaşası ve uyumsuzluklar baş gösterdi.

Süreç Suudi Arabistan için biraz farklı işledi. Riyad hem Arap Baharı’nda Mısır gibi yerlerde iktidar değişimine destek vermesi hem de İran’la müzakereci bir sürece girmesinden dolayı Barack Obama yönetimine kızgındı. Çin, Hindistan ve Rusya ile ilişkilerdeki ivme “Alternatifsiz değiliz” demenin başka bir yoluydu. Yemen’e müdahale de Riyad’ın kendini ispat savaşıydı.

Obama’nın gidişini alkışlayan Suudiler, Donald Trump’ın her istediğini vererek karşılığında açık çekler aldılar. Yemen savaşını Amerikan desteğiyle daha yıkıcı hale getirirken Körfez İşbirliği Örgütü’ndeki ‘uyumsuz’ ortak Katar’ın üzerine yürüdüler. Veliaht Prens Muhammed bin Selman (MbS) kraliyet tahtına giden yolda öylesine temizliğe kalkıştı ki çizmeyi her aştığında Washington’dan yüz görmeyi başardı. Şimdi Suudiler ‘yalın ayak’ Husileri alt edemediği gibi yakıp yıktıkları Yemen’den fırlatılan füzeler kendi evini vuruyor. Yemen savaşından çıkması gerekiyor ama çıkamıyor.

Türkiye ise S-400 ile NATO ittifakını afallatan, Doğu Akdeniz’de herkesle restleşen, AB ile didişen, 4 askeri harekatla Suriye’ye giren, Irak’ta operasyonları genişleten, Libya’da savaşa dahil olan, Kafkasya’ya açılıp Ruslarla ortaklık arayan bir pozisyonda. Zorlu bir ortak.

***

Joe Biden eski Amerika’nın izlerini taşıyan bir başkan olarak Beyaz Saray’a döndü. Amerikan kurumsal yapıların tercihleri doğrultusunda Çin ve Rusya’yı çevreleme siyaseti yine öncelik. Fakat Biden, Trump’tan farklı olarak ortakları hizaya sokmak gibi bir alt gündemle hareket edeceğini de gösteriyor.

Biden 3 Mart’ta yayımladığı Geçici Ulusal Güvenlik Stratejik Kılavuzu’nda İran’ı caydırmak, El Kaide ağlarını çökertmek, IŞİD’in canlanmasını önlemek ve karmaşık silahlı çatışmaları çözme çabalarını artırmak için bölgesel ortaklarla birlikte çalışmayı vaaz ediyor. Şunu da ekleyerek: “Askeri gücün bölgenin zorluklarına çözüm olduğuna inanmıyoruz ve Orta Doğu'daki ortaklarımıza Amerikan çıkarları ve değerleri ile çelişen politikalar takip etmeleri için açık çek vermeyeceğiz. Bu nedenle Yemen'deki askeri operasyonlara verilen desteği geri çektik.”

Demokrasi ve insan haklarının dış politikada müdahale aracı olarak yeniden üste çıkıyor. Bu vurgular dosta düşmana ayar verme niyetini gösteriyor.

***

Elbette küresel bir güç olarak ABD çifte standartlara ve çelişkilere düşme lüksünü kendinde görüyor. Bu çelişki olağanüstü derecede olağan karşılanıyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan eğer ittifak içinde ‘sorun’ olarak algılanmasaydı........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play