We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Demokratik bir ittifak stratejisi var mı?

48 21 26
01.04.2021

Türkiye’de muhalefetin renksiz, ideolojisiz, içeriksiz bir ittifak stratejisi, daha doğrusu böyle bir strateji izlediği iddiası var. Muhalefetin en güçlü partisi konumunda olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu birçok demecinde bunu dile getirdi. On sekizinci yüzyılda ortaya çıkmış kavramlarla günümüzün sorunlarına bakamayacağımızı, CHP’nin politikasının sağ ya da sol olmadığını söyledi. CHP’nin politikalarını belirleyen sosyolojik ekolün temsilcisi Sencer Ayata da Cumhuriyet’e verdiği son röportajda AKP kongresini analiz ederken benzer bir otoriterleşme tezine dayanıyor.

Teknik anlamda sürdürülen modernleşme ile otoriterliği teşvik eden muhafazakarlaşmanın kol kola gittiğini ve İslamcı-muhafazakâr ideolojinin zora dayalı baskı araçlarının yanında otoriterleşmenin ana unsuru olduğunu dile getiriyor. AKP’nin muhafazakâr seçmen tabanını koruduğuna vurgu yapan analizde sınır çizme anlamında bir eleştiriye rastlanmıyor. Aksine analiz üç gruba göz kırpıyor. Birincisi, AKP tarafından devleti militanca yönetmek için getirilmiş kadroların olası bir iktidar değişiminden zarar görmeyecek olduğunu ima eden yumuşak bir söylem kullanılarak AKP-devlet bütünleşmesinin öznesi olan bürokratlar. İkincisi, iktidarla özdeşleşen beşli çetenin dışında AKP’ye yakın durarak iş yapma imkanına sahip olan sermaye grupları. Üçüncüsü de dincileşmenin katalizörü olan vakıflar. Ayata, analizinin dayandığı elit teorilerini bir siyaset-toplum-ideoloji analizi düzeyine yükselterek iktidar değişiminin koşullarını bu üçlü yapıyla kurulacak yeni ilişkilerde görüyor.

Bu bakımdan şu pasaj kritik: “Devlet topluma ait olmayan, topluma yabancı kesimlerin elinde. Oysa toplum biziz, onlar gidecek, biz geleceğiz, toplum gelecek. Eski ideolojinin yerine yeni ideoloji, eski........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play