We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gübretaş’ın milyon dolarlık gemileri nereye gitti?

147 297 193
18.08.2021

Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt Tarım Kredi Kooperatifleri. Sadece tarımın değil, ülkenin gıda güvenliğinin de sigortalarından birisi. 40 milyar lirayı bulan varlığı, 19 şirketi, 1 milyona yakın ortağı ile kocaman bir dev. Elindeki esas silah ise yüzde 25’i halka açık olan, 1952’de kurulmuş Gübretaş. Değeri 2 milyar doları aşıyor. Bilecik’teki altın madeniyle beraber, gücüne güç kattı.

Oysa esas faaliyet alanı olan tarım, hızla yıkıma sürükleniyor. Bir yılda yüzde 100 zamlanan gübre, icralarla boğuşan, üretimden kopan çiftçiler, yükselen gıda fiyatları… Tarım Kredi’nin büyümesiyle zıt bir manzara bu.

Peki neden böyle? Mesela; 2008’den beri gübre üretimine sadece iki kalemde 700 milyon doların üzerinde yatırım yapıldığı halde, çiftçi ucuz gübreye niçin hasret hala?

Gelin soruların yanıtını, 2013’te alınan iki LNG gemisinin nereden nereye yolculuk ettiği üzerinden arayalım…

***

2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciası hala herkesin hafızasındadır. 2019’da facianın müsebbibi Soma Holding’in borçları nedeniyle satışa çıkan gökdelenin katlarını kimlerin aldığını ise pek kimse hatırlamaz. Levent’teki 56 katlı Spin Tower’ın 7 katının 2’sini Sezgin Baran Korkmaz, 2’sini Unico Sigorta ve bir katını da Uğur Berke Kayıkçı almıştı.

O günlerde dikkati çekmemiş isimler, bugün ne çok şey ifade ediyor değil mi? Türkiye’de az olay tesadüftür; AKP döneminde ise neredeyse tesadüfe yer yoktur. Nitekim Sezgin Baran Korkmaz, Unico’yu ele geçirdi; Paramount Otel’i alıp sigorta şirketine kattı. Sonra oteli, daha önce Kervansaray Oteli’ni sattığı Şaban Kayıkçı’ya devretmeye kalktı. Fakat kara para davası, operasyonu şimdilik engellemiş görünüyor.

Bütün bunların Türkiye tarımının çökmesi, milyonlarca çiftçinin perişanlığı ve yükselen gübre fiyatlarıyla ne alakası var?

Önümüze düşen “ekmek kırıntıları”nı takip edelim şimdi…

***

Hikayenin kilit ismi, Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığından beri yanından ayırmadığı Mücahit Arslan adını kullanan Ali İhsan Arslan’ın “ağabey” dediği hemşehrisi, Şaban Kayıkçı.

Hayatı bir “peri masalı” gibi. Diyarbakır İl Tarım Müdürlüğü’nde bir zamanlar memur olduğu söylenen Kayıkçı’ya, sanki sihirli bir değnek dokunmuş ve aniden, milyar dolarlara hükmeden uluslararası bir “iş insanına” dönüşmüş!

O sihirli değnek, Gübretaş’ın yatırımlarıydı.

Gübretaş, çiftçiye ucuz gübre sağlamak adına 2008’de ciddi bir hamle yapar. İran’ın kimyevi üretim tesislerinden Razi Petrokimya’yı satın almaya karar verir. Böylece ithal edilen amonyağın büyük kısmını kendisi karşılayacaktır.

Ne var ki bir “el” hemen devreye girer ve ihaleye iki ortağı daha monte eder. Birisi Kocaeli’nde iflasın eşiğine gelmiş, 2011’de de iflasını ilan eden Tabosan’dır. Diğeri ihaleden 4 ay önce kurulmuş, kurulduktan iki ay sonra Halkbank ve Vakıfbank’tan 20 milyon Euro kredi almış, Şaban Kayıkçı’ya ait Asya Gaz. Satış sonrası pay dağılımı şöyle oluştu: Gübretaş yüzde 48.8, Tabosan yüzde 10.8, Asya Gaz yüzde 23.9. Şaban Kayıkçı’nın kardeşi Sadık Kayıkçı da Razi Petrokimya’nın yönetimine giriyordu.

Söz konusu ihale hayli gündem olmuştu aslında. Dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici 2009’da konuyu Meclis’e........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play