We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bodrum-Milas’ın 'kıyamet projesi': Ağaoğlu'na özel şehir!

245 841 739
28.08.2021

İnşaatçı Ali Ağaoğlu ile KKTC’de kumarhane ve otel işleten Besim Tibuk, 15 yıllık hayallerine kavuşuyorlar. Ama o hayal, Türkiye’nin göz bebeği gibi koruması gereken yerlerden biri için “kıyamet projesi” demek. Kendilerine ait bir “kasaba” inşa edecekler çünkü. Dünyanın sayılı sulak alanlarından birinin bulunduğu bölgede Bodrum’un yüzde 2’si kadar bir alana, Milas’ın 5’te biri kadar nüfusu dolduracaklar.

Yangınla beraber turizm bölgelerinde yıllardır bekleyen dev projelerin jet hızıyla onaylanması dikkati çekiyor. Birkaç hafta önce, Sinpaş’ın Marmaris’teki Kızılbük koyuna dikeceği yüzlerce villa ve oteli kapsayan yarım asrı aşkın projesine “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti. Üç gün önce de Tibuk’un Net Holding’i, Borsa İstanbul’a müjdeyi duyurdu. 25 yıllık “Turizm Kenti” hayalinin ÇED raporu kabul gördü.

Ağaoğlu-Tibuk ortaklığının eseri olacak ve yasa değişiklikleriyle, şahsa mahsus düzenlemelerle önü açılan bu proje nasıl bir şey peki?

İlk kez detayları ortaya çıkan ÇED raporundan, Bodrum-Milas hattını bekleyen tehlikeyi ayrıntılarıyla inceleyelim...

Projenin yapılacağı özel mülk olan arazi, Milas İlçesi’ndeki Mandalya Körfezi’nin kıyısında bulunuyor. Bodrum merkeze 25, havaalanına 5 kilometre uzaklıkta; 9 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde. Bunun 4 milyon 454 bin 395 metrekaresi yapılaşacak.

Tibuk, arazileri 1990’lardan beri parça parça topluyordu. Turizm tesisi kurmak istiyordu. Sık iktidar değişimleri, yasaların çıkardığı engeller, bir şekilde bürokrasinin itirazları derken, nihayet AKP’nin inşaat politikaları imdadına yetişti. Konunun ehli birini de ortak tuttu: İnşaatçıların devr-i saadet döneminin yıldızı Ali Ağaoğlu.

2006’da anlaşma yapılıyor; Tibuk araziyi veriyor ve peşin 100 bin dolar ile yüzde 19 hasılat payı dışında sorumluluk almıyordu. İnşaatı her şeyiyle Ağaoğlu’nun şirketi Akdeniz İnşaat üstlenmişti. 2008’de proje taslağı Çevre ve Orman Bakanlığı’na sunuldu. Ancak projenin yanında kalan Metruk Tuzlası Sulak Alanı dolayısıyla ÇED süreci durduruldu. Hemen Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü devreye girip, izni verdi.

Yine de ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yapılmamasından dolayı bürokratik engellerin tamamen kalkmaması, projenin büyüklüğünden dolayı sonuçlarının kestirilememesi gibi nedenlerle 2013’e kadar gelindi. ÇED’de istenen güncellemeler yapıldı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yenisi sunuldu. Bu sefer de Ağaoğlu’nun o sıralar Maslak 1453 türü imar oyunlarıyla oldu bittiye getirdiği İstanbul projeleriyle meşgul olması, bürokratik işlerin uzaması derken, olay biraz soğudu. Projenin maliyetinin 1 milyar doları bulması da cabası tabi. Nitekim 2018 krizinde Ağaoğlu finansman sıkıntısı çekiyor, İstanbul Finans Merkezi gibi bazı projelerden parasını alıp çekiliyordu.

Esas konu ise bir takım yasal değişikliklere ihtiyacı olmasıydı. Onlar da bir bir kaldırıldı zaten. Oraya en sonda geleceğiz.

Proje hayata geçiyor şimdi. Mayıs 2021’de Ak-Tel Mühendislik’in hazırladığı ÇED’e son hali verildi ve onay üç gün önce alındı. ÇED raporuna bakıldığında projenin bölgede dehşet bir yapılaşmaya yol açacağını görmemek imkansız:

Konutları, villaları, otelleri, AVM’leri, mağazaları, banka şubeleri, otoparkları, oyun alanları, spor........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play