We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Metin Oktay ve Mihraç Miroğlu

54 138 45
11.09.2021

Sarı kırmızılı formanın en çok yakıştığı, gelmiş geçmiş en büyük Galatasaraylı şüphesiz Metin Oktay olsa gerek. Elini kalbine götürdüğü o ikonik fotoğraf aslında her şeyi anlatır. Ben Metin Oktay’ı canlı izlemedim, yaşım yetmedi; ancak anlatılanlar, yazılanlar, istatistikler ve az da olsa izleyebildiğimiz görüntüleri bize nasıl bir müstesna kişilik olduğunu gösterir. Boşuna efsane olmadığını kanıtlayan sözleri, hareketleri vardır. Fenerbahçeli ünlü zenginlerden Müslüm Bağcılar’ın “Rakamı sen yaz” diyerek uzattığı transfer sözleşmesini “Bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba” sözleri ile reddetmesinden Deniz’lerin idamına karşı çıkmasına kadar… Çocuklara, gençlere değer verir. Göztepe’nin Galatasaray’a karşı kazandığı bir kupa maçı bitiminde, maçta kendisini tutan ve adım attırmayan 18 yaşındaki Özer’in, “Metin Abi, sizin bir hayranınızım. Ne olur benimle bir resim çektirir misiniz?” sorusuna, “Sen benimle değil, ben seninle fotoğraf çektiriyorum, çünkü maçın kahramanı sizsiniz” diye yanıt verecek kadar alçakgönüllüdür. (1)

Çok duygusaldır, paraya hiç önem vermez, başka bir dünyanın insanıdır, kendisini Galatasaray’a getiren Bülent Eken’in deyimiyle o hep “çocuk” kalmıştır: “Ankara’da Romanya ile oynuyoruz… Metin Oktay hem kötü oynuyor hem de koşmuyordu. Ben de onu oyundan çıkartıp, Fenerbahçeli Nedim’i oyuna aldım. Yıllar geçti, jübilesinden sonra bir yemek yiyoruz… Metin, içkinin de tesiriyle bana döndü, ‘Bülent Ağabey, beni Ankara’daki milli maçta niye çıkardın?’ diye sordu. ‘Ulan, şimdi mi sorulur bu! Kaç yıl geçmiş aradan, koşmuyordun ondan çıkarttım!’ cevabını verince, biraz da utanarak gülümsemişti. Sanırım bu anı, onun ne kadar duygusal bir çocuk olduğunu anlatmak için yeterlidir.” (2)

Metin Oktay’ın hayatında unutamadığı anılar arasında bir otomobilin üzerine sıçrattığı çamur da vardır. Öfkeyle bu otomobilin ardından bakar ve saygısız sürücüsüne “Sen de kirlet bakalım, n’olacak” der(3). Ne yazık ki Metin Oktay bir otomobil kazası sonucu 1991 yılında hayatını kaybetti ve öldüğünde daha 55 yaşındaydı. Yarın gece Metin Oktay’ın vefatının üzerinden tam 30 yıl geçmiş olacak. Cenazesinde üç büyüklerin bayrakları tabutuna konulmuştu, çünkü klasik deyimle o herkese mal olmuş, ortak hafızamıza kazınmış önemli bir şahsiyetti.

Ve tam 30 yıl sonra Şemdinli’de bir başka çocuk, zırhlı aracın çarpması sonucunda, yani adına “kaza” dedikleri bir nedenle, üzerinde Galatasaray formasıyla hayata gözlerini yumdu. Mihraç Miroğlu 7 yaşındaydı, Galatasaray aşığıydı,........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play