We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bozkurt, sel felaketi değil, cinayettir!

83 119 373
21.08.2021

4 gün önce, 17 Ağustos Depremi'nin yıldönümüydü, binlerce kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi de kaybolmuştu. 22 yıl sonra, muhtemelen tarihimizin en büyük “sel felaketinde” kaç kişinin hayatını kaybettiğini, kaç kişinin kayıp olduğunu bilemiyoruz. Oysa Bozkurt’ta durumun vahametini görebilmeniz için rastgele iki insanla konuşmanız yeterli; size mutlaka bir tanıdıklarının kayıp olduğunu söyleyeceklerdir. Geçen onca zamana karşın, bu iki farklı vakanın farklı iktidarlar tarafından aynı söylem diliyle geçiştirildiğine tanıklık ediyoruz: “Kader” ya da “fıtrat”. Oysa başka ülkelerde son derece hafif hasarlarla atlatılan depremlerde, Türkiye’de yüzlerce, binlerce can kaybı yaşanıyorsa bu bir cinayet değil de nedir? Madenlerde, tersanelerde işçiler gerekli tedbirler alınmadığı, denetimler yapılmadığı için “kaza” sonucu ölüyorsa bu cinayettir, orman yangınında uçak olmadığı için insanlar, hayvanlar ölüyorsa, doğa yok oluyorsa bu cinayettir. Selde dere yataklarına şehirler inşa ediliyor ve binalar yıkılıyorsa bu cinayettir…

Bozkurt ile Abana tarih boyunca derin siyasal mücadele ve kavgalara sahne olmuş, dip dibe yaşayan iki ilçe. Abana, Bozkurt, Çatalzeytin, İnebolu toplasan 40 km mesafedeki ilçeler, nüfusları neredeyse belde olmaya ancak yetecekken, ilçeler arası siyasi rekabetler gündelik yaşam pratiklerini de şekillendiriyor. Çünkü tıpkı Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi burada da siyasetin en çok müdahil olduğu alan, bu il/ilçe olma mevzusu. Bozkurt’un nasıl olur da dere yatağında bu kadar genişleyip, “gelişmiş” olduğunun anahtarı da burada saklı. Örneğin Abana Devlet Hastanesi’ni yenilemek yerine, tam da derenin dibine yeni bir Bozkurt Devlet Hastanesi yapılıyor, ihalesi yeni yapılmış durumda. Zira Abana’da siyasi iklim Türkiye’nin geneli gibi ortadan ikiye bölünmüşken, yıllardır Bozkurt sağın kalesi olarak kabul ediliyor. Yıllar içinde her şey sistemli bir şekilde Abana’dan alındı, Bozkurt’a taşındı hatta ünlü markaların bile Bozkurt’a taşınması teşvik edildi. Bozkurt’ta rant artarken nüfus da arttı. Harmason deresinin ev sahipliği yaptığı topraklar, insan evlatları tarafından işgal edildi, göz göre göre, sistematik, zamana yayılan, herkesin ranttan pay alması nedeniyle kimsenin itiraz da etmeyeceği bir biçimde…

Bozkurt seli için sıklıkla “tarihte böyle bir felaket görülmedi” deniyor. Sonuçları itibariyle doğrudur, can kaybı sayısına bakarak bunu söylemek mümkün ancak Bozkurt-Abana ilçeleri tarihleri boyunca yüzlerce sel yaşadı. Temel soru şu: Pekiyi neden hiçbirinde böylesi yüksek sayıda bir can kaybı yaşanmadı? Üstelik her iki ilçenin de nüfusu eskiden daha fazlaydı. Velev ki bu yaşananlar HES kökenli değil, velev ki siz haklısınız, neden Devrekani’de selin meydana geldiği iki gün içinde metrekareye düşen yağmur miktarı, Bozkurt’tan daha fazla........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play