We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sınama küresel, meydan okuma ulusal

69 24 13
wednesday

Bir terane tutturdum son zamanlarda farkındaysanız. Küresel sınamalar. Önce Çin. Sonra onun ekürisi gibi duran Rusya. Rusya’yı Çin’den ayırmak da ABD’nin gündeminde olacak – işin doğası gereği. Sonra, (affedersiniz) “islâmcı” terörizm ve onun düşünsel uzantıları olan “islâm ve demokrasi”, laiklik, Batı demokratik toplumlarda entegrasyon dosyaları var. Fransa’nın evrensel aydınlanmacılık ve kilisenin ayağını devletten kesmek yaklaşımı, gelişimi ile ABD’nin yurttaşın ibadet ve inanç özgürlüğün güvenceye almak, kimlikçi özgürlükçülük tartışmaları bu bağlamda besleyici.

Son olarak ama önem sorasında aşağıda kalmamak kaydıyla iklim değişikliği, yeşil dönüşüm başlıkları. Biraz zorlamayla da olsa, bu başlığın yansımaları olarak pandemiyle çeşitli iktidarların mücadele sicilleri ve onun ekonomik etkileri de dikkate alınabilir. Fransa’da yerel seçimlerde ve Almanya’da sonbahardaki genel seçimlere ilişkin yapılan kamuoyu yoklamalarında Yeşiller’in yükselişi bu bağlamda belki bir “trend” olarak görülebilir, açıklanabilir. Biden’in öncelikleri arasında da karbon salımını azaltmak gibi önlemler bulunuyor, Kerry gibi kıdemli bir kişiliğin “iklim elçisi” olarak tanaması da bir diğer gösterge.

Bunların altında bir yerde, daha güncel ama yukarıdakiler denli kalın karakterle yazılmamış, “İran’la nükleer uzlaşma” da var. Bence onun bize bakan tarafıysa, Ortadoğu’nun ABD’nin gündeminden bu başlık dışında neredeyse tümüyle çıkmış olması. Bugün ABD doğal gaz ve ham petrol ihracatında birinci. Dolayısıyla, Ankara’nın Vaşington’a dönüp, gayrımenkul değerini yani jeopolitik önemini anımsatma lüksü devreden çıkıyor.

Onun yerini Kafkasya’da Rusya’yı çevreleme ve Karadeniz’de istikrarın temini unsurları, eski Soğuk Savaş yılları gibi yine öne çıkıyor. Her ikisi de Türkiye’nin NATO çatısı altındaki “görevleri” ve yüksek perdeden duyurulmasa dahi Türkiye bu ödevlerini gereğince yerine de getiriyor. Karabağ’ın ardından asıl Ukrayna gerilimi seçenek yapmak zorunluluğunu ivedileştiriyor. Doğal olarak, durduk yere gidip S-400 almak, sonra F-35 programında atılmak, dönüp olağanüstü bir buluşmuş gibi TCG Anadolu’yu “SİHA platformuna” dönüştürmek zorunda kalmak da bu yanlış kararın yan sanayisi. KGB kökenli dostumuz Sayın Putin de turist ihracatından, domates ithalatına, oradan SputnikV aşısına “kapıda bekletme” yoluna gidiyor zaten.

Resim kaba hatlarıyla böyle. Gelelim işin iç karartıcı kısmına. Bugünler Osama Bin Ladin’in öldürülüşünün onuncu yıldönümü. Aradan geçen zamanda bölüm sonu canavarı gibi IŞİD kabusu parladı, söndü. Gerek El Kaide, gerek IŞİD Batı’da çarpıcı cinayetler........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play