We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sayın Biden koltuğuna otururken...

104 15 7
24.01.2021

Sayın Biden koltuğuna otururken ilk iş masadaki “diyet kola” düğmesini kaldırtmış. Aktaranların yalancısıyım. Portakal reyis, masasına koydurttuğu düğmeye basınca, makamı ziyarette bulunan konuklarına şaka yaparmış, “nükleer başlıklı füzeleri fırlattım” diye, az sonra elinde tepsiyle kavas gelip, başkanın buzlu diyet kolasını sunarmış. Başka? Başka, işte söyleyeceklerim bu kadar, ha ha ha… Ali Topuz gülmedi galiba, öyleyse merhum Ahmet Mithat Efendi havasında halklarımızı aydınlatma ödevime devam ediyorum.

Dediklerini yaptı, peş peşe imzaladığı başkanlık kararnameleriyle (“icra emirleri” deniyordu da, şey edemedim ben pek) ABD’nin Paris İklim Değişikliği Anlaşması’na, Dünya Sağlık Örgütü’ne geri dönüşüne vb. vaat ettiği gibi ilk günden imzasını attı. Önceliğinin Covid-19 küresel salgınıyla mücadele olacağını açıklamıştı, ilk yüz günde yüz milyon ABD yurttaşının aşı olması için gerekenin yapılacağını da duyurdu. Hem Pfizer, hem Moderna ABD şirketi malûm. Devlet dairelerinde maske zorunluluğu gibi uygulamaları da başlattı. ABD’de bugüne dek salgında ölenlerin sayısının, ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndaki kayıplarından fazla olduğunu da bilvesile anımsayalım.

Biden’in 81 milyon oyu karşısında, bendenizin de kolaya kaçarak “portakal reyis” dediği önceki başkan Trump’ın aldığı 74 milyon oy duruyor. O 74 milyonun neredeyse yüzde 90’ı ise seçimlerin hileli olduğu görüşünde. Trump’ın kendine ait bir medya kanalı mı yoksa “vatansever” adıyla yeni bir siyasal parti kuracağı belirsiz. Görevden alınmasıyla ilgili sürecin bu defa Senato’dan da kabul görmesi de olası. O durumda, yeniden başkanlığa aday olamayacak. Maddi açıdan da iflâsını hepten tescilleyecek hukuksal gelişmelerle karşılaşması ve ölümü görüp, sıtmaya razı olarak köşesine çekilip, sorun çıkarmamayı kendi çıkarlarına uygun görmesi de mümkün.

Trump tüm günahlarına rağmen yönetiminin Covid-19 öncesine denk gelen döneminde çalışanların maaşlarının, çalıştıkları şirketlerin kârlılıklarıyla orantılı artmasını sağlamış ve ABD’yi uluslararası askeri müdahalelerden sakınmıştı. Irak macerası sonrasında Obama ve Trump’da olmadığı gibi, şimdi Biden’da da müdahale iştahı olmayacağını öngörmek kehanet sayılmaz. Tek küresel güçteki sözkonusu müdahale çekingenliğinin zorlu muhataplarca bilinmesi, siyasal çözümlere diplomasi yoluyla çözümler bulunabilmesi bakımından iyi haber mi, kötü haber mi, bu soruya hepimizi kendi itikadımızca yanıt verebiliriz.

Öte yandan, burada........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play