We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Muhalefetin rabiası

122 23 10
14.03.2021

Umudum gelecek (şimdi yirmili yaşlarının hemen altında, hemen üstünde olan) kuşakta, yarına ilişkin beklentim yok denecek denli kısıtlı. Seçim barajının en fazla yüzde beş gibi bir düzeye indirilmesinin ve gerekiyorsa siyasi partiler kanununun çöpe atılarak milletvekillerinin parti başkanlarının listeye yazmasına bağımlı değil doğrudan kendi seçmenlerine sorumlu olmasının sağlanmasının sağlıklı bir yeni başlangıç yapılabilmesi için şimdilik yeterli olabileceğini düşünüyorum. Kısacası, “bu defa bırakalım dağınık kalsın, bir de böyle deneyelim, kantarda bir de böyle tartılalım” diyorum.

Hak ve özgürlüklerde de, “ileri” denilen herhangi bir ülkede hangi ölçüt varsa onu yazalım, bitsin gitsin. “Burası Norveç değil kardeşim” ya, işte alalım (bildiğim için söylemiyorum) örnekse Norveç’teki yasalarda ne yazıyorsa, çevirelim Türkçe’ye, asalım duvara geçelim. Kuralsızlık ve yasakların koşut artması yerine, tüm yasakların kaldırılıp, açık kuralların konulduğu bir düzen kurulsun. Kural çiğnemenin yaptırımı belli olsun ve uygulansın. Yönetenle yönetilenin aralığının kısaldığı, temsil ve hesap verme süreçlerinin şeffaflaştığı, çoğulcu, laik, dayanışmacı, akılcı, müzakere yoluyla uzlaşmacı bir düzen.

Böyle bir düzende, düzeni belli özgürlükçü bir ülkede yaşasak, Erdoğan ya da Bahçeli yine her gün çıkıp hepimize hakaret etse, azarlasa yadırganacak bir durum olmazdı. Dileyen küfrü basar, dileyen dalgasına bakar, geçip giderdi. Belki o zaman, seçim sandıklarına da koşa koşa gitmezdik. Ya siyasete toptan sırtımızı dönerdik, ya kendi yaşadığımız dar yönetsel bölgelere ilgimizi yoğunlaştırırdık. Hem dünyaya daha açık, dünyayla daha ilgili olurduk, hem dünya yıkılsa umurumuzda olmazdı.

Hayko Bağdat, kendine özgü çarpıcı diliyle bir tüvit attı geçen gün: “Yatıcaz kalkıcaz, yatıcaz kalkıcaz, faşizm bitecek”. Gülünç geliyor ama çok doğru bence. Ben öyle adlandırmıyorum; her boğucu, kısıtlayıcı durumu “faşizm” diye adlandırıp, tanımlamıyorum. Ancak burada denilenin ne olduğunu anlamayacak denli kalın kafalı olmadığımı da sanıyorum.........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play