We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Edirne F Tipi Cezaevi'nden gelen barış çağrısı

135 42 24
03.03.2021

Cengiz Çandar’ın yeni çıkan “Turkey’s Mission Impossible: War and Peace with the Kurds” kitabından okur ilk kez açıklanan pek çok ayrıntı öğreniyor. Zamanında bilsek okuduğumuzda sandalyemizden bizi yere düşürecek, artık şöylece sayfayı çevirip geçtiğimiz. Anlatılan dönemin bir hatta belki kaydadeğer bölümünü kıyısından kenarından bu işlerin içinde geçirmiş biri olarak haliyle duraksattı bu durum beni. Çandar’ın satırları arasından sızan o belli belirsiz ve tümüyle paylaştığım yılgınlık duygusu yerine, “o zaman ve kaç kere olabildiyse, yine yeniden şimdi neden olmasın” umudu çıkmalıdır belki.

Garê’nin ardından o olanağı araştırmaya çalışmıştım. Edirne F Tipi Cezaevi’nde dört yılı aşkın süredir hepimiz adına çile dolduran Selahattin Demirtaş’ın MedyascopeTV’de yayımlanan barış çağrısıysa herhalde hepsinden daha önemli. Dolayısıyla bir ses vereyim istedim. Mantarını tıkadığımız şişeye bir mektup koyup, bir kere daha denize atalım.

“Bir kulağımın ardı kalmış…” diye başlayarak hariciyede öğüt verirdi meslek büyüklerimiz. Erbil gibi bir tayindeyseniz, yer yer “mayın eşşekliği” görevini yerine getirdiğinizi bilmez değilsinizdir. Üstelik, yer ve zaman göz önüne alındığında, çift taraflı olarak. Buna karşılık siz alanda çırpınır ve bürokrasinin çamur havuzunda debelenirken, eşanlı olarak arka planda nelerin nelerin yaşandığını ve asıl “işin” nerelerde, kimler tarafından yürütüldüğünü Çandar’ın kaleminden öğrenmek ayıltıcı. Şaşırtıcı değil, olmamalı: Siyaset bu.

Bir de daha iyisini bulamadığım için elli kere kullandığım “çalım çalım gidip sonunda bal yapmayan arı misali kendi kendine taca çıkan yerli ve milli burnu yerde topçu” benzetmesi boyutu var. “Kaşkariko oynamak” denir ya hani, “dur sana bir kaşkariko oynayayım da gör” gibi. “Kaşkariko”, İtalyanca “tuzak kurmak” demek olan “cascare”........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play