We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dış politikada tuzaklar ve yapısal çelişkiler

135 23 10
07.03.2021

Bazen ilkel ya da yabanıl demeli belki güdülerimiz yaklaşan tehlikeyi sezinletir bize. Belirtilerden de olabilir bu. Aynı yüzü aynı gün içinde ikinci kez gördüğünüzü sonradan anımsamak gibi. Olağandışı sessizlikten de. En dingin an, saldırıdan hemen önceki andır genellikle çünkü. Paranoya da olabilir ama bazı mesleklerin, istihbarata karşı koymak gibi, temel hasleti de kuşkuculuktur. Kaçınılması gereken ise, çok kullanılan “far görmüş tavşan” benzetmesi gibi, olay ufkuna girildiğinde felç olmamaktır. Buna karşılık “az yapmak da çok yapmaktır” bazı durumlarda. İsveç’te, kullandığınız araç buzda kaymaya başlarsa “vitesi boşa at ve sür” diye öğretilir: Yani soğukkanlı ol, iki elinle birden direksiyona yapış ve gözlerini yoldan ayırma.

Bağlamın krokisini çizmeye çalışalım önce. ABD Başkanı Biden ve Dışişleri Bakanı Blinken yeni ABD yönetiminin dış politika stratejisini (ilk taslağını) açıkladılar. O arada dünya işleri de boş durmadı: Rusya Fırat Kalkanı bölgesinde Cerablus ve Azez’i, ABD Suriye-Irak arasında Abu Kamal kapısındaki İran destekli Irak milislerini, İran aynı milisler eliyle ABD’nin Irak’taki Al Asad üssünü vurdu. Yunanistan, GKRY, Mısır ve İsrail Doğu Akdeniz enerji kaynakları konularında işbirliğini somutlaştırdı. BAE, Yemen Savaşı’ndan çekilirken Eritre’deki Assab üssünü boşalttı. SA, Katar ile arayı düzeltti. ABD, Kaşıkçı Cinayeti raporunu açıkladı ama MbS’ye yaptırımdan geri durdu.

Çin, bu günlerde çifte yasama toplantılarını yapıp, 2021-2026 Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı açıklayacak*. ABD’nin öncelikli derdi Çin’le. Muhtemelen gelecek onyıllara yayılacak “hür dünya v. demir perde” benzeri bir “modeller”, “ütopya-distopya” mücadelesi yaşayacağımız anlaşıldı. O doğrultuda ABD demokrasi, hak ve özgürlükler vurgusu yapmayı sürdürecek. Rusya, SSCB olmasa da, bu haliyle dahi ABD’nin eninde sonunda Çin’den ayırmak isteyeceği bir güç. Türkiye de, Rusya ve Britanya ile birlikte AB yörüngesinde ama o Brüksel güneş sisteminin parçası olmayan üç ülke arasında da sınıflandırılabilir.

Yakın tarihten kuş uçuşu gelelim. Milliyetçiliğin ve İslâm'ın da (Rusya’ya ve başta Hindistan, Britanya sömürgelerine karşı) araçsallaştırılmasında önce Almanya var. Dönüşmüş ittihatçı kadroların kurduğu cumhuriyet. Avrupa’da güçlenen faşizmler: Franco, Mussolini ve Hitler. İnönü’nün II. Dünya Savaşı’ndaki akılcı “denge oyunu.” Soğuk Savaş’ta milliyetçilik sponsorluğunun ABD’ye geçişi. Arap ülkelerinde yükselen milliyetçilikler: Nasır, Saddam, Hafız Esat. Filistin ve benzeri “ulusal kurtuluş” mücadeleleri, muhaberatlar, darbe içinden çıkan darbeler. Bunlarla Türkiye’nin etkileşimi. Milliyetçiliğin İslamcılaştırılması, “yeşil kuşak” sonra “ılımlı İslâm.” Soğuk Savaş bitip, Doğu Avrupa aradan çıktığında, Batı’ya uzak düşen Türkiye. Nihayet 15 Temmuz’da kendini kusan karadüzen.

Aynı zamanda Türkiye NATO üyesi, Avrupa Konseyi ve AGİT........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play