We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Reformcular geldi mi, neoliberalizm kaldı mı?

37 20 13
16.04.2021

2021 yılında küresel ekonomik gündemin pandemi sonrası toparlanma üzerine odaklanacağı açıktı. ABD’de Biden yönetimi yeni bir Covid-19 destek paketi açıkladıktan sonra orada durmadı. Boyutu ve içeriği müzakereler sırasında değişecek olmakla birlikte büyüklüğü 2,3 trilyon doları bulabilecek sekiz yıllık bir yatırım planı açıklandı. Altyapı ve enerji yatırımları yanı sıra emeğe yönelik destekler de öngören iki aşamalı girişim, nam-ı diğer Toparlanma Planının maliyeti ikinci aşamayla birlikte 4 trilyon doları bulabilir. Sekiz yıl boyunca, her yıl ABD ekonomisinin GSYH’nin yüzde 1’ine varacak ek kamu yatırım ve desteğinden faydalanması planı, çok uluslu şirketlerin nasıl vergilendirileceği üzerine bir tartışmada somut adımlar atılması ihtimalini artırdı.

Neredeyse Dünya parası konumuna sahip ABD dolarını dolaşıma sokan, küresel finansal altyapıda belirleyici gücü bulunan bir devlet dahi olsa Birleşik Devletleri, bu büyüklükteki yatırımları vergi miktarını artırmadan sürdüremez. Bilhassa Trump döneminde borsa şişkinliği yaratma yolunu açan vergi indirimleri ters yüz edilmeden daha kapsamlı harcamalara girişilmesi pek olası değil. Bu husus bizi, pandemi tam anlamıyla geride kalmamış bulunsa da, son bir yılda verilen bazı politika tepkilerinin nasıl sönümlendirileceği ya da sürdürüleceği noktasına taşıyor.

Uluslararası finansal kuruluşların uyarıları ve 'destekler sürmeli' açıklamaları devam ederken, tam bir yıl önce sorulmuş soru ABD yönetiminin yeni yatırım planı ve vergi tartışması üzerinden tekrarlanıyor: Pandemi, küresel kapitalizmi yeni bir birikim rejimine ve devlet müdahaleciliğine mi itiyor?

Sorunun ikili bir yanıtı var: Hayatın her alanının piyasa temelli düzenlenmesinin beraberinde getirdiği çalkantılar ve 21. yüzyılın en büyük finansal krizinin (2008-09 uluslararası krizi) artçı şokları çok sayıda ülkede siyasal alanı 2010’larda alt üst ederken, Kuzey ülkelerinde aynı telden çalma tepkisi şirketlerin rekabet gücü ve sermaye birikimi temposu açısından sorunları yoğunlaştırdı. Daha müreffeh bir toplum için daha uzun vadeli ve sabırlı yatırımların gerekli olduğu, üstelik kamunun temel altyapı yatırımları ve bazı hizmetlerden uzak durmasının ekonomik durağanlığı pekiştirdiği 2015 ve sonrasında uluslararası finansal kuruluşlarda çok daha açıktan tartışıldı. Pandemi bu vurguların ima ettiği kayışın hızlanarak devam ettiğini........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play