We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ekonomide zaman mekân kaymaları

21 21 9
19.03.2021

12 Mart 2021’de açıklanan Ekonomik Reformları tanıtım kitapçığını (önümdeki PDF dosyasını) açıp açıp kapatıyorum. Bir yandan da tanıtım toplantısını tekrar dinliyorum.

Müzik eğitimi almamış veya yeteneği sınırlı bir insanın güzel şarkı söyleyebilmesi pek rastlanan bir durum değildir. Etrafında uyaran kimse olmayınca bazen kamusal ortamda, ya da denk gelirseniz yetenek şovlarında bu sesleri dinlemek zorunda kalabilirsiniz. Sanırım, ekonomi yönetimine “Kuzum, siz yirmi yıldır neler yapıldığını, ne olduğunu bilmiyor musunuz?” sorusunu kimse yöneltemiyor. Bizler de bu tarz tanıtımlara her yıl bir-iki kez maruz kalıyoruz.

Yerli ve milli ekonomi inşası sürecinde dev adım olarak tanıtılan paket, son üç yılda çokça örneğini gördüğümüz ve önceki on yıllarla karşılaştırıldığında küme düşmüş bulunan politika metinleri ve yol haritalarından biri. Bununla birlikte TÜSİAD Başkanı Kaslowski kamu harcamalarının disiplin altına alınmasına vurgu yaparak paketi olumlu bulduğunu belirtti. MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan neredeyse her alanda hızlı düzelme öngördüğünü söyledikten sonra, Türkiye ekonomisinin 2021’de pozitif büyümesi beklentisinden destek alarak, ivme kazanmaktan bahsetti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da geri kalmamak amacıyla olsa gerek paketi “yapısal sorunlara odaklı ve kurumsal yapıyı güçlendiren” bir girişim olarak niteledi.

Bu kadar boş bir listeyi iş dünyasının coşkuyla karşılaması, uluslararası finansal kuruluşların ve Türkiye’deki sermaye kesimlerinin çoğu isteğinin dikkate alınacağı mesajından kaynaklanıyor. Altı çizilesi noktalar şunlar: Kamu maliyesinde şeffaflığı artırma ve harcama disiplinini sağlama vurguları daha dikkatli telaffuz edilmiş. Erdoğan’ın konuşması ve paketin “Kamu Maliyesi” kısmından çıkan, “kemer sıkmamız gerekiyor, ama büyümeyi boğmadan, yavaş yavaş başlayacağız”dır. Bunu yapmanın, bilhassa Türkiye ekonomisindeki sorunlar ve Erdoğan yönetiminin üzerine yerleştiği ağlar nedeniyle netameli olduğu aşikâr. Ayrıca paketi okurken, özel şirketlerin borç sorunu henüz çözülemediği için “firmaların rehabilitasyonu” uğraşlarının devlet desteğiyle devam edeceğini anlıyoruz.

Bu noktaların yanı sıra süregiden sorunlara ilişkin ifadeler bir nebze dikkat çekebilir. Örneğin, kamu alımları konusundaki uyarı ve şikayetler nedeniyle kamu ihalelerindeki istisnaların kaldırılması ve yeni bir ehliyet sistemi oluşturulması söz konusu edilmiş. Girişim, harcamaların rasyonelliği ve denetiminin sağlanması ile de bağlantılı. Elbette, zücaciye dükkanındaki fil diyebileceğimiz ve bütçeye on milyarlarca TL yük getirmeye devam edecek kamu özel işbirlikleri (KÖİ) uygulamalarına dair -miş gibi yapma hali devam ediyor. KÖİ çerçeve kanun düzenlemesi kararı üç yıl önceki Yeni Ekonomi Programından aynen alınmış.

Erdoğan’ın cari açıkla ilgili olarak tanıtım toplantısındaki açıklamaları katma değer fetişizminin ve enerji açığını azaltma isteğinin yansımaları. Hiçbir yenilik bulunmuyor. Pakette yerini almış bulunan, Kredi Garanti Fonu aracılığıyla uygun kredi temini, bilindiği üzere AKP hükümetlerinin vazgeçilmeziydi. İstihdam artışı karşılığında işverenlerin prim maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından (bu yeni örnekte kredi maliyetinden düşülmesiyle) karşılanması........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play