We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir süper teşvik hikayesi

38 45 10
22.01.2021

Yaklaşık üç yıl önce anlı şanlı yeni süper teşvik programı kapsamında 135 milyar TL’ye varan yatırımların destekleneceği duyurulmuştu. Teşviklerde en büyük kalemlerden biri Metcap Enerji’nin polietilen ve polipropilen üretimine ayrılmıştı. Daha önce bir yazıda değinmiştim, şimdi hikayeyi anlatma zamanı.

Ambalajdan otomobile, her sektörde kullanılan polipropilen üretimi için dev adımlar atma kararı yeni teşvik politikasıyla birlikte biçimlendi. O dönem, doğrudan 1150 istihdam, dolaylı olarak 4 bin 600 kişinin çalışması, cari açığın azalması diye uzayıp giden faydalar listesi ile birlikte dolaşıma sokulan bir haber bombardımanına maruz kalmıştık. Türk-Katar şirketlerinin ortaklığında 5,2 milyar dolarlık yatırımın ekonomiye yılda 1,4 milyar dolarlık katkı sunacağı böylelikle cari açığı tek başına dikkate değer bir şekilde azaltacağı, ekonomiyi şahlandıracağı ilan edilmişti.

Bu tarz hipotetik hesaplar yeni yatırımların olmazsa olmazıdır. O gün kur ve ithal ürün fiyatı üzerinden, yapılacak muhtemel üretim (ton hesabı) ile girişimin Türkiye’ye ne kadar katkı sağlayacağı ilan edilir. Miktarın kendi başına büyüleyici bir etkisi olur. 1,4 milyar dolar. Hem de bir yılda. Az mı?

Türkiye’de artık herkes, birileri çıkıp cari açığı tek başına kapatacağını ilan ettiğinde sonrasında ne gibi risklerin ve sıkıntıların ortaya çıktığını biliyor. Ancak süper teşvik programı gibi desteklerin ve yatırımların teknoloji yoğun ve katma değeri yüksek üretime geçiş ve “çağ atlama” kademeleri olarak sunulması bir yandan da aynı söylemlerin tekrarına yol açıyor.

Sizi bilmem, ama ben arada sırada Metcap ne yapmış, cari açığa ne olmuş kontrol ediyorum. Sonuçta eski Sabancı Holding CEO’su ve Metcap kurucusu Celal Metin büyük hayalleri olduğunu söylüyordu: “600 bin tonluk polipropilen ve 400 bin tonluk polietilen elde etmeyi planlıyoruz. Bu da Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 35’ini karşılayacak”. Ankara’da 2018’de imzalanan protokolü tanıtırken devletin resmi haber ajansındakiler Metcap’in diğer ortaklıklarına da yer veriyor ve yeni doğalgaz çevrim santralleri ile Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 5’inin de karşılanacağını söylüyorlardı. Tesisler 2020’den itibaren aşama aşama devreye alınacaktı.

Sonrasında Türkiye’de cari açık düştü, ama Metcap sayesinde değil, ağır bir kriz nedeniyle ekonomik daralma ve durgunluk sırasında düştü. İnşaat Türkiyeli sermayedarlara zaten bir süredir eski tadı vermez olmuştu. Enerji şirketlerinin bir kısmının borçları krizde yapılandırıldı. Bu sırada, teşvik mantığından milim şaşma görülmedi.

Tahmin edebileceğiniz üzere Edirne’de 2021 başı itibarıyla tasvir edilen petrokimya tesisi yok, bunu da ilk polipropilen tesisinin temelini bu yıl atmak istediklerini söyleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan öğreniyoruz. Ama hikaye burada bitmiyor. Arka planı hatırlayıp bugüne gelelim.

Türkiye’nin 2015-16’da iyice netleşen yeni teşvik........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play