We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Süleyman Soylu, Süleyman Soylu’yu köşeye sıkıştırırken

181 209 0
25.05.2021

Tuhaf bir gece daha geçirdik. İçişleri Bakanı, “pis bir suç örgütü lideri” dediği Sedat Peker’in iddialarına cevap vereceği duyurusuyla tanıtılan programda birbirinden tuhaf şeyler söyledi. Peker’in sözlerine esasen verdiği tek cevap, “Adamın birinin yalanları” idi. Burası anlaşılır, fakat o zaman programda ya söylenenlerin yalan olduğu ikna edici biçimde anlatılırdı ya da hiç muhatap alınmadan sözü edilen konuların “doğrusu” yine ikna edici biçimde anlatılırdı. Üstelik, bir yandan hiç temasım olmadı dediği, “organize suçlu” diye tanımladığı kişinin “istihbarat” için kullanıldığı anlamına gelecek cümleler kurarak Peker’in iddialarına ciddi bir dayanak sağlayan da yine kendisi oldu.

Fakat program boyunca benim kişisel olarak hiç beklemediğim başka meseleler çıktı ön plana: Bakan, öyle iki iddia ortaya attı ki, doğruluğu ayrı yanlışlığı ayrı vahamet.

Bunlardan biri Sedat Peker’in tecavüzcü oluşuydu. Gazete kupürleri gösterdi. Eğer bu doğruysa Peker’in yıllarca hapis yatması gerekirdi. Bir bakan söylüyorsa doğru olması beklenir. Fakat iş, “Abra kadabra oldu” ifadesiyle noktalandı. Yani İçişleri Bakanı, tecavüzün doğru olduğuna emindi, fakat “abra kadabra” olduğu için Sedat Peker işten yırtmıştı, anlamamız gereken bu. Bir İçişleri Bakanı, vahim bir suçun (kadına şiddet ve cinsel istismar) “abra kadabra” ile ortadan kalktığını söylemiş oldu özetle. İnsanın böyle bir ülkede korkması doğal değil mi? Böyle bir ülkede içişleri bakanı olan kişi bu kadar kendisinden emin olabilir mi? Emindi, işin doğru olduğunu söylerken de üstünün örtüldüğünü söylerken de. Tecavüz “abra kadabra” olabiliyorsa, Sedat Peker’in Yeldana Kaharman’ın ölümü ile ilgili iddiaları daha da ciddi bir hale gelmez mi peki? Bence gelir ama yine de temkinli olmak lazım, “elini arkadan bağlama” için “Bence suç” diyerek kimsenin görmediğini gören bir bakandan daha iyi bilecek değiliz hiçbirimiz.

İkinci ve yine olağanüstü önemdeki diğer mesele, Hrant Dink’in katledilmesinde azmettirici Yasin Hayal ve tetikçi Ogün Samast ile başrolü paylaşan, polisle, jandarmayla sıkı fıkı olduğu bilinen Erhan Tuncel’in Sedat Peker ile bağlantılı olduğunu söylemesiydi. Dink dosyası yıllardır başta Dink ailesi ve Ermeni toplumu olmak üzere, ülkede vicdan, adalet, fikir özgürlüğü ve insan hakları meselelerinde duyarlı kesimlerini yüreğini dağlayacak şekilde her adımda adaletten uzaklaştırılarak ele alındı; bu kadar önemli bir........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play