We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sancar: Soylu sarılacak yılan bile bulamıyor

61 94 0
26.05.2021

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HaberTürk’te gazetecilere konuşurken 2015 yılındaki politik gelişmelere ilişkin şaşırtıcı şeyler söyledi, malum. Konuşmasının dönemin başbakanı (ve şimdiki Gelecek Partisi Genel Başkanı) Ahmet Davutoğlu’nu suçlamaya yönelik bir nutka dönüşen bölümünde lafı “Çözüm Süreci”ne getirdi ve HDP’nin şu andaki eş başkanlarından Mardin Milletvekili Mithat Sancar’ı da işin içine katarak şunları söyledi:

“Ahmet Davutoğlu'nun etkili olduğu think thank kuruluşlarından (SETA’yı kast ederek) birisine bugün HDP'nin eş başkanlarından Mithat Sancar geldi. Bir şey söyledi orada. Özeti şu; Apo (Abdullah Öcalan) içeriden çıkacak. Suriye'de, Kuzey Suriye'de bir devlet kurulacak, başına geçecek. Türkiye'de özerk bir anayasa yapılacak.”

Soylu, “Çözüm Süreci”nin bitişine dair bambaşka bir öykü anlatıyordu. Gelecek Partisi, daha program sürerken Davutoğlu’nun o zaman iktidar partisi yöneticilerinin odalarını dinlettiğini söylemeye de varan iddiaları net ve sert biçimde yalanladı. Genel Başkan Davutoğlu bu sabah Fox TV’ye çıkarak ayrıntılı cevaplar da verdi.

HDP’nin dününü, bugününü, yarınını, seçimde ne yapacağını, ne yapmayacağını konuşmak televizyonlarda millî bir spor, ama HDP’lilere yönelik suçlamalar, açıklamalar ya da bilgilendirmeleri HDP’ye sormamak gibi bir mutabakatları da var. Soylu’nun o günlere ilişkin söyledikleri ile bildiklerimiz birbirini tutmuyordu, o nedenle o sözleri bizzat Mithat Sancar’da sordum.

Gerçekten Süleyman Soylu’nun sürecin bitişinde kendi anlattığı gibi bir rolü var mıydı? SETA’nın Mithat Sancar ile birlikte anılmasının hikmeti neydi? MHP lideri Bahçeli’nin Soylu’ya verdiği desteğin, anlattığı şeylerle ilişkisi olabilir miydi?

Süleyman Soylu bir hikâye yazmaya çalışıyor fakat hiçbir şekilde inandırıcı olamıyor. Çünkü bu hikâyeye dayanak olarak göstermeye çalıştığı olay ve gelişmelerle ilgili anlattıkları çok büyük ölçüde yalan, manipülasyon ve ajitasyon yüklü.

Bu hikâyede kendini bugünün politikalarının ruhuna uygun kahraman olarak sunmaya çalışıyor. Soylu'nun AKP ile ilişkisine bakarsak söylediği şeylerin gerçeklerle uyuşmadığını görebiliriz. Ayrıca çözüm sürecinin aşamalarını da dikkate aldığımızda aynı sonuca varabiliriz. 2012’de AKP'ye katılıyor. 7 Haziran seçimlerinde milletvekili oluyor, ilk bakanlığı ise 1 Kasım seçimlerinden sonra, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. İçişleri Bakanı olduğu tarih ise 31 Ağustos 2016’da Efkan Ala’nın istifası sonrasıdır. Yani aslında çözüm süreci çoktan geride kalmıştı.

Çözüm sürecinin bitişine giden süreçte Soylu’nun AKP’de ve o zamanki hükümetlerde etkili bir görevi ve konumu yok. MYK üyesi, Ar-Ge’den sorumlu genel başkan yardımcısı ama AKP’nin siyasetini belirleyen ve çözüm sürecinde de aktif rol oynayan kişiler arasında yer almıyor.

Çözüm sürecinin bitişi konusunda, bugün bizim birçok arkadaşımızın yargılandığı 6-8 Ekim Kobani olayları önemli bir dönemeçtir. Ama süreç orada bitmedi. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’de bir mutabakat açıklandı, hükümet temsilcileri ve HDP heyetinin üyeleri arasında. Bundan bir süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan 'mutabakat falan tanımıyorum' demişti. Sürecin devamı için yapılması istenen şeylerden biri bir İzleme Heyeti’ydi, anlaşma sağlanmıştı. Erdoğan buna gerek olmadığını da söyledi.

Nihayet 5 Nisan 2015 tarihine geldiğimizde HDP’nin çözüm........

© Gazete Duvar


Get it on Google Play