menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump, İran’da “vatan uyanışına” sebep oldu

8 1
tuesday

“Kötü ev sahibinin kiracıyı ev sahibi yapması” gibi kötü Trump’ta, İranlıların İran’a sahip çıkmasına vesile oldu. Nasıl mı?
İranlılar “bu bizim aile meselemiz bu nedenle ABD ve İsrail ellerini boşuna ovuşturmasın” demeye başladı.

“Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz” atasözü tam da ABD’nin sözde demokrasi-özgürlük-insan hakları triası için icat edilmiş gibi!
Çünkü ABD bu tria eşliğinde hangi ülkeye adım attıysa ve hangi halkın sırtına elini koyduysa taş taş üstünde bırakmadı, gözyaşları durmadı, kimseler iflah olmadı. Bu nedenle İranlılar birkaç gündür “bu bizim aile meselemiz karışmayın” demeye ve bunu duyurmak için sokağa çıkmaya başladı. Ki haklılar da! ABD kime canım dediyse ömrü uzun, günü aydın, başı selamet olmadı. Tıpkı Kürtlere yaptığı gibi!
Madem bugün özlü sözler üzerinden konuşuyoruz o halde kendimi bildim bileli büyüklerimin öğüt niyetine sık sık zikrettiği şu sözü de unutmayalım diyorum; “akıl veren çok olur ekmek veren yok olur.”
Herkes kendince konuşur, gaz verir, uçurum kenarına çeker bireyi lakin iş çıkmaza girince kimseler sahip çıkmaz.

İran, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ılımlı bir siyasete kavuşmaya başlamıştı. Kadınların sosyal hayatta söz sahibi olmasıyla ve ahlak polisi-asayiş işleyişinin rahatlatılmasıyla İranlılar rahat nefes almaya başlamıştı. Yeter miydi? Elbette ki hayır! Fakat onlarca yıllık koyu Şii yönetim baskısının bir anda değişmesini beklemek elbette ki gerçekçi değildi. Hele ki muhafazakar direnç şiddetle devam ederken! Bu nedenle İranlılar sabırlıydı. Fakat bu sabıra karşı yaşatılan ekonomik kriz ciddi bir sorun haline getirildi ABD ve içerideki “eski yönetim anlayışı” tarafından. İran gibi kökleri güçlü ülkelerin halkları ekonomik krizlere karşı dirayetlidir fakat yönetimleri “varlıkta ve yoklukta eşitlik” bilincine sahip olursa! Misal........

© Gazete Damga