İsrail'in yürüttüğü bir başka savaş daha var; bu savaş manşetlere çıkmıyor |
Küresel aktörler, "ateşkes tiyatrosu" adı altında Gazze’ye yönelik saldırganlığı diplomatik manevralarla zamana yaymaya odaklanmışken; işgal altındaki Batı Şeria’da başka bir savaş, tüm vahşetiyle sessizce yürütülüyor.
Bu, sadece bir askeri operasyon değil; Filistinlilerin yaşamını imkansız hale getirmek için askeri ve yerleşimci-sömürgeci tüm araçların seferber edildiği, kök kurutmayı amaçlayan sistemli bir saldırı.
"YAŞAMI İMKANSIZ KILMA" STRATEJİSİ
İsrail, esas niyetini gizlemek için askeri terminolojiyi bir silah gibi kullanıyor. Demir Duvar, Yaz Kampları ya da Beş Taş gibi operasyon isimleri; sanki geçici ve tepkisel birer terörle mücadele hamlesiymiş gibi sunuluyor.
Oysa 2026 yılına geldiğimizde gerçek tüm çıplaklığıyla ortada: 2025 yılı boyunca tırmanan bu saldırganlık, Filistinlilerin 1967'deki büyük işgalden (Naksa) bu yana karşılaştığı en büyük kitlesel yerinden edilme kampanyasına dönüştü.
Yaklaşık 50 bin Filistinli, şiddet kullanılarak kadim yuvalarından sökülüp atıldı. Cenin ve Tulkarem’deki mülteci kampları artık birer sığınak değil; İsrail ordusunun kuzey askeri karargahlarına dönüşmüş durumda.
Altyapı kasten parçalanırken, yolların yüzde 70’inin buldozerlerle yıkılması ve su-elektrik şebekelerinin imhası milyonlarca dolarlık ekonomik kayıp yarattı. Amaç; sadece işgal değil, bir halkın yeniden ayağa kalkma iradesini temelden çökertmek.
BİR KONTROL ARACI OLARAK İŞGAL RUTİNİ
Artık açıkça görülüyor ki, İsrail'in "ayaklanma karşıtı" operasyonları "savaş alanında" zafer elde etmekle ilgili değil. Bunlar; Batı Şeria'daki mekânsal ve sosyal ortamı, muhalefet veya direnişin olamayacağı şekilde yeniden şekillendirmek için yerleşimcilerle koordineli yürütülen sömürgeci bir çaba.
Bir........