We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dönüştüremediklerimizden misiniz?

1 3 1
21.03.2021

Çevrenin korunması adına yapılan sayısız kampanya ve yenilik ile karşı karşıyayız. Aslında mesele çevrenin koruma ile yan yana anılmasında. Korumayı gerçekleştirmek için eylemi yapan aktörün diğerinden üstün olması gerekir. Üstünlük kurularak yapılması istenen sadece korumaktan ileriye gidemez. Buna istinaden dünyanın geldiği nokta elbette dönülemez bir yeri işaret eder; amaç mevcut olanı elde tutabilmektir. Madem korumayı yeterli bulamıyoruz, bir de dönüştürmeye göz atalım.

Dönüşüm denince akıllara ilk gelen geri dönüşüm olur; zaten yıllarca dillerimize pelesenk olmuş, uygulaması yoğun ve stabil olması istenmiş (ya da gösterilmiş) bir yöntemdir. Geri dönüşümün ne kadar etkili olduğunu ya da uygulamanın ne kadar dönemine göre değişerek günümüzde yer edindiğini geçmişten birkaç örnek daha anlaşılır kılar.

19. yüzyılda seyyar satıcılar şehirleri dolaşarak sanayi ürünlerini satıp, uğradıkları evlerden geri dönüştürülebilir materyalleri toplarlardı. Bu hikaye akıllara, sokakta gördüğümüz geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayanları hatırlatıyor. Ya da Viktoryan Dönemde yaşamış kadınların, önceden satın aldıkları elbiseleri geri yollayıp, trendlere ait yenilikler yaptırmaları, büyük tekstil markalarının yaptığı “Hadi bize kıyafetini getir, biz de sana indirim kuponu verelim.’’ kampanyalarına benzer. Metodların benzerlikleri ve artan nüfus ile endüstriyelleşme göz önünde bulundurulduğu zaman, dönüştürmenin tanımının........

© Gaia Dergi


Get it on Google Play