Euroleague’de Sistem Karmaşası ve Koç Sıkıntıları

Geçen yıl ligin ilk iç saha maçı olan Olympiacos önünde Wilbekin’in çapraz bağları kopmuş ve yıldız oyuncu 1 yıl sahalardan uzak kalmıştı. Şu sıralarda Wilbekin eski formunu yakalamaya çalışıyor. Olympiacos’un özellikle kısa oyuncu rotasyonunda klasikleşen 3-4 oyuncunun sezon başlamadan sakatlanması çok can sıkıcı oldu. Ne kadar istediği her oyuncuyu alabilse de Panathinaikos Grigonis ve Lessort’un sakatlıkları ile keyifli bir sezon geçiremedi.

Yıldız oyuncuların gittikçe vedaya yaklaştığı bir dönemde çok da verimli olmamaları gelecek ile ilgili ”KALİTE KAYGISI” ortaya koyuyor. Çünkü Euroleague sistemine yeni dahil olan genç jenerasyon beklediğimiz kalite ve oyun görüşüne pek sahip görünmüyorlar. Mesela İspanyol ekolü bu tarife bence en çok uyan ekol gibi duruyor. Uzun yıllar çok fazla dominant olan ve kupa canavarı modunu açan İspanyol Basketbolu yeni jenerasyonlarda beklediğini bulamadı. Ancak bunda NCAA organizasyonunun hem Basketbol hem de Voleybolda Avrupa’yı sömürüp zayıflattığı bir gerçek. Tüm Avrupa’daki talent oyuncuları lise-üniversite bursları ve yüksek paralar ile etkilemeleri bunda yolu açtı. Tıpkı Türkiye gibi Avrupa ülkeleri de oyuncularını kaybetti. Eskiden NBA oyuncuları koşarak Milli Takıma gelirdi. Şimdi o da iyice rafa kalkacak gibi duruyor. Son Avrupa Şampiyonası bunu ortaya koydu zaten.

Gelelim Euroleague’in gittikçe sıradanlaşıp kalitesini kaybetmesine….Benim gibi Euroleague aşığı biri bile........

© Fotospor