KUTSAL ÜÇLÜ

Beşiktaş’ta kötü gidişatın tek suçlusu kutsal üçlü dışında kalan yönetimler midir?

Bu yöneticileri seçen ve aynı zamanda kutsal üçlü içinde yerini koruyan kongre üyelerinin hiç mi suçu yok?

Ve yine aynı zamanda taraftar olan ve kutsal üçlü içinde yer alan yöneticiler bir aymazlık içinde midir?

Beşiktaş’a yönetici olmak bu kadar kolay mıdır? Bu işin bir kriteri yok mu diye çokça düşünmüşümdür. Öyle ya! bu işler öyle kolay işler değil. Beşiktaş’ı yönetmek, yönetmeye talip olmak için en azından Beşiktaş kültür kodlarına sahip olmanız lazım.

Peki bu kültür kodları yönetimleri seçen kongre üyelerinde var mı?

Asıl sıkıntı aslında bu noktada başlıyor yani “kongre üyeliği” bölümünde.

Gittikçe yozlaşan bir yapıya sahip olan Beşiktaş’ta, bu yozlaşmışlık hızla daha da beter bir hal alarak adeta bir virüs gibi tüm camiayı ele almış durumda. Beşiktaş ile ilgili herhangi bir kültür koduna, tarihsel yapı bilincine, Beşiktaş’ı var eden veriler eksikliğinde cebinde taşıdığı üyelik kartı ile kongrelerde boy gösteren, kendini oraya getiren yapıya bağlılığını sunmak için çılgınca alkışlayan ama verdiği oy ile önüne eklenmiş o büyülü sıfatın etkisiyle başkan adayına oyunu veren ve sonuçta........

© Fotospor