menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PARA MI, YOKSA VİLLA MI AĞIR BASACAK?

4 0
yesterday

Hatta bu bağlamda olmak üzere federasyon yetkililerinin bile, Slovakya rezervasyonlarına öncelik verdiklerini söylemek mümkündü...

 

Ancak maç öncesi yapılan tüm planlar altüst oldu ve Kosova, deplasmanda yenik duruma düştüğü maçı çevirerek, play-off finalinde rakibimiz oldu..

 

Peşinen uyaralım...

 

Kimse Kosova’yı çantada teklik görmesin... 

 

Romanya’dan daha tehlikeli ve etkili olacaklarını, ayrıca gerek mevcut form durumlarını, gerekse de takım halinde kompakt oynamalarını, üstelik ev sahibi olmalarının avantajı da göz önüne aldığında, 'kolay lokma' olmayacaklarını söylemek mümkün..

 

Şimdi tekrar geçtiğimiz perşembe akşamına  dönersek...

 

Romanya maçında Lucescu’nun taktiği önceden belliydi... 

 

Maç berabere devam ederken kalemizi fazla tehdit etmediler... 

 

Geriye düşünce de, top yekün üzerimize geldiler..

 

Nitekim bu anlarda savunmada oldukça zorlandık, hatta gol de yiyebilirdik..

 

Neyse ki, arzu ettiğimiz sonuçla sahadan ayrıldık ve umutları son maça taşıdık..

 

Kosova’da ise işler farklı olacak, çünkü salı akşamı bize önlem alan değil, bizim önlem almamız gereken bir rakiple boğuşacağız..

 

Bu nedenle santrforsuz oyun şablonunda ısrar eden, Milli Takım Teknik Direktörü Montella’nın, vazgeçemediği kurguyu gözden geçirmesi gerekecek... 

 

Büyük olasılıkla Uğurcan ve savunma bloğuna fazlasıyla iş düşeceğini şimdiden öngörmek mümkün.. 

 

Hücumcularımızın ise, önceki maça kıyasla nispeten daha rahat ve yeteneklerini ön plana çıkaracakları bir mücadele sergileyeceklerini düşünüyorum...

 

Denizi geçip derede boğulursak, yaşanacak olası travmayı düşünmek bile istemiyorum...

 

Şimdi gelelim bu maçın apayrı ama bana göre son derece önemli bir başka boyutuna...

 

Dünya Kupası yolundaki rakibimiz Kosova; bağımsızlığını 2008 yılında ilan etmiş ve nüfusunun %90’dan fazlası Arnavut olan, Türkiye'ye kıyasla oldukça küçük bir ülke..

 

Hafta içinde Slovakya’yı süpriz bir sonuçla saf dışı bıraktıktan sonra, ülkenin Başbakanı Albin Kurti, Türkiye’yi de yenmeleri halinde milli takım oyuncularına 1 milyon euro prim vereceklerini açıkladı...

 

Öte yandan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada; A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na katılması durumunda, futbolculara ve teknik ekibe Bodrum’da yapımı devam eden 'kendi projesinden' birer villa hediye edeceğini duyurmuştu...

 

Yaptığım araştırmaya göre; bu villaların tanesine 1 milyon euro civarında bir fiyat biçiliyor..

 

Esasen milli takım oyuncularına böylesi büyük miktarda prim verilmesine her daim karşı oldum ve olmaya da devam edeceğim..

 

Çünkü ülkenin milli takımında oynamak, bir futbolcu için parayla pulla ölçülmesi mümkün olmayan bir mertebedir...

 

O halde böylesi yüksek miktarda primi, 'hiç sanmıyorum ama', TFF BAŞKANI CEBİNDEN VERECEKSE, BUNA İTİRAZIM OLMAZ...

 

Ancak villaların parasını TFF ye fatura ederse, BAŞKAN KARŞIŞINDA, bizim gibi sağ duyulu insanları bulacaktır..

 

Çünkü bu milletin malı deniz değil..

 

El kesesinden bonkörlük yapmak ise, başkan üzerine vazife değil..

 

Bekleyip göreceğiz villa mı, yoksa para mı kazanacak?


© Fotospor