OKAN HOCA YENİ SEZONDA OLMAZ!

Maçın hemen başında, rakip defansın kendi ceza sahası içinde gerek yerleşim, gerekse de kademe hataları nedeniyle, kolayca 2-0 öne geçtiler, iki net golü de kaçırdılar..

 

Maçın ilk yarısı sahada inanılmaz bir şekilde kötü olan Göztepe’yi hayretle izledik...

 

Eğer bu kadar kötü oynarsan, karşındaki takım Galatasaray olunca, sonuçta golü de bir şekilde yersin...

 

Önce Barış’ın rahat kafa vuruşu, ardından İlkay’ın rakibe çarpıp filelere giden enteresan golü, neredeyse maçın sonucunu ilk yarıda ilan etti..

 

Bu rahatlıkla ikinci yarı başlarken, tribünlerde misafir takımın daha rahat oynayacağı ve maçı koparacağı hissi vardı, ama öyle olmadı...

 

Tam aksine sahada lime lime dökülen bir Galatasaray vardı..

 

Dökülenlerin en başında da Sane geliyordu...

 

İnanılmaz hatalı işler yaptı, aldığı her topu rakibe verdiği yetmemiş gibi, zaman zaman yaptığı hırçın hareketlerle takım arkadaşlarının ahengini de bozdu..

 

Sane’nin rakibe yaptığı bu kıyağı, Göztepeli futbolcular birbirlerine yapmadı desek, abartmış olmayız.. 

 

Sahaya yansıyan sadece Sane'nin bu tuhaf görüntüsü değildi...

 

Okan hocanın bu oyuncuyu oyundan çıkarmak için tam 84 dakika beklemesi de başka bir tuhaflıktı..

 

Başka bir ifadeyle; tribünlerin gördüğünü, Okan Buruk bunu kenardan görememişti...

 

BİTMEDİ...

 

Özellikle ikinci yarıda öyle pozisyonlar oldu ve Galatasaray rakibe sahanın her yerinde öyle toplar kaptırdı ki... 

 

Göztepeli oyuncular maç sonrası bu pozisyonları izledikleri takdirde görecekler ki, 

kaçırmak atmaktan daha zordu..

 

Misafir takım açısından tam da maç sıkıştı, acaba skor beraberliğe gider mi diye düşünürken, sahne alan Lemina çok şık bir gol attı ve adeta takımını ipten aldı..

 

Bu arada ikinci gölün sahibi İlkay diri kaldığı müddetçe takımı iyi idare etti..

 

Ama ilerlemiş yaşı nedeniyle oyundan düşünce, Galatasaray’da oyunu idare edecek kimse kalmadı...

 

Maçın geneline baktığımızda, seyir zevki son derece düşük bir müsabaka izledik...

 

Bu nedenle biri şampiyorluğun en büyük adayı, diğeri ise Ligin iddialı ve istikrarlı takımı olan bu ikiliyi...

 

Süper Lig'de oynatmak yerine. İngiliz ligine dahil etsek, acaba nasıl bir performans sergilerler diye, sormamız gerekirse...

 

Galatasaray'ın ilk 10’a zor gireceğini, Göztepe'nin de düşmemeye oynayacağını söylemek zor olmaz...

 

Nitekim Şampiyonlar Liginde son oynadıkları Liverpool maçında Galatasaray'ın düştüğü durum, tek başına bu iddianın kanıtıdır...

 

Misafir takımın ilk yarı oynadığı futbol için "iyiydi" diyebiliriz ama, ikinci yarı şans faktörü sayesinde bu kritik maçı kayıpsız anlattıklarının altını çizmek gerekir...

 

Her şey bir yana bu sene ısrarla üzerinde durduğumuz bir gerçek var ki... 

 

Osimhen varsa, Galatasaray var...

 

Osimhen yoksa, Galatasaray da yok!

 

Yani bu takımın teknik adamı da Osimhen, santrforu da...

 

O zaman Okan hoca ne iş yapar, diye sormak gerekmez mi?

 

Seneye Osimhen kalacaksa, bence Okan hocaya gerek yok!

 

Çünkü hocanın takıma ekstra katkısı neredeyse yok gibi..

 

Son derece kritik bir viraj olan bi maçta bile, oyunu okuyamadı...

 

O halde seneye bence kalmamalı...

 

Son Söz: Bu bir gerçek ki; bu sene Galatasaray çok büyük olasılıkla şampiyon olur, ama seneye Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk olmaz...

 


© Fotospor