FUTBOL YOK, OSİMHEN'İN 'UCUZ PENALTI' BEKLENTİSİ VAR!

Tabiri caiz ise, taraftarının yüreğini ağzına getirdi..

 

Sonra tekrar döndü, kalitesi belli olan Türkiye Ligine...

 

Galatasaray Alanyaspor kanşısında son haftalarda olduğu gibi, yine iyi değildi ama, öyle ya da böyle kazanmayı bildi..

 

Tam bu noktada; maçın analizine girmeden önce, en önemli kırılma ânı ile analizi başlamak daha doğru olacaktır..

 

Dk. 82'yi gösteriyor ve Alanyaspor 2-1 geride olmasına rağmen, Maestro'nun yokluğunda, orta alanı rakibe teslim etmediği için, akıllı ve diri top oynuyor..

 

İşte böyle bir ortamda Alanya kalecisi sahne alıyor ve öyle fahiş hata yapıyor ki... 

 

İnanın maçı satsa, bu derece aşikar yapmaz, çünkü en azından tribün tepkisinden korkar... 

 

Bu hareketin açık ve net olarak anlamı ise şudur...

 

Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi; sporcunun zeki, çevik ve akıllı olması gerekir..

 

Peki ama sporcu ZEKA ÖZÜRLÜ OLURSA NE OLUR, diye sormanıza gerek yoktur, çünkü cevabı bellidir...

 

Olsa olsa, aynı Alanya'nın kalecisi gibi olur...

 

Aniden sahne alan kaleci, adeta 'GALATASARAY FAZLA YORULMASIN diye, çok büyük bir hata yaptı ve o dakika maçı bitirdi...

 

Şimdi isterseniz bir düşünün; dört gün önce 10 kişilik Juventus, Galatasaray’ı ne hale getirdi? 

 

Sonra gelin, önceki akşam oynanan maça bir bakın...

 

Bir noktada dört gün önce sahada futbol adına her şeyi yapan bir takıma, yani Juventus'a bakın...

 

Dönün bir de futbol adına hiçbir şey yapmayan, Galatasaray ile Alanyaspor'a bakın, ne demek istediğimi çok net anlarsınız..

 

Yok eğer bu mukayeseye rağmen, yine de anlamayanlar varsa, onlar için benim yapabileceğim bir şey maalesef ki yoktur...

 

Sözün özü ise şudur...

 

Bizim ligimizde yer alan takımlar, düpedüz seyirciyi aldatıyorlar... 

 

Sporcuların tribündeki seyircinin ödediği paranın hakkını asla vermemeleri bir yana, bu duruma seyircinin neden tepki vermediği, hususuna cevap vermekte zordur.. 

 

Gidip kuzu kuzi maç seyreden seyirci açısından, önemli olan sadece takımının maç kazanmasıdır...

 

Şimdi futbol adına hiç bir güzelliğin olmadığı böyle bir maçın ardından, gelin de maç kritiği yazın... 

 

Gerçekten zorlanmamak elde  değil..

 

Niye? Çünkü sahada futbol yok, tribünde ise uyumamak için direnen taraftar kitlesi vardı... 

 

Hal böyle olunca, ortada yorumlayacak ve tartışacak ne kalıyor ki?

 

Şimdi fazla uzatmadan, maçın göze batan en önemli pozisyonu olan Osimhen’in 'penaltı beklediği' bir enstantane var ki; Galatasaraylılar belki penaltı diyebilirdi ama...

 

Bana göre hakemin 'DEVAM' kararı doğruydu...

 

Şimdi maçı seyretmemiş olarlar için pozisyonu bir nebze mercek alacak olursak...

 

"Rakip topa vuracakken ve Osimhen’i hiç görmediği halde, Osimhen penaltı almak için, ayağını rakibinin önüne sokarak, darbeyi aldı... 

 

Yani daha açık bir ifadeyle; tam da oyununun sıkıştığı anlarda, “ACABA HAKEME YEDİRİR MİYİM” dedi ama, hakem yemedi...

 

Çünkü Alanyalı oyuncu topa vurmak için, eyleme başlamıştı ve Osimhen’i de görmüyordu...

 

O halde bu kadar 'ucuz penaltı' peşinde koşmak niye, diye sormamak olmaz..

 

Sadece bonservisine *80 milyon avro ödenen ve bana göre bireysel yetenekleri bir yana...

 

Takıma verdiği katkı açısından da, dünyanın en önemli santrforlarından biri olan Osimhen'in, böylesi 'UCUZ PENALTI' peşinde koşmasının nedeni  ne olabilir ki?

 

Cevap aslında bellidir...

 

Çalıştırdığı takımlarda bu tarz hareketleri yapmaları için, futbolcularını bizzat teşvik eden Okan hoca'nın tuhaf(!) futbol anlayışıdır...

 

Yazık Türk futboluna ki, bu tarz düşünce yapısında olanlarla başarı aramak zorunda kaldığı için..


© Fotospor