Zeynep Madrid'e Zaferle Başladı, Tenisimizde Mustafa Ege Şık Şoku
Zeynep Sönmez Madrid'de İkinci Tura Yükseldi
Zeynep Sönmez, "ATP/WTA 1000 Mutua Madrid Open" ana tablosundaki ilk maçını 7-5 ve 6-2’lik setlerle kazanarak, adını 64'lü tabloya yazdırdı. İspanyol rakibi, Carlota Martinez Círez, dünya sıralamasındaki yerinden bağımsız olarak, tahsis edilen davetiyenin (Wild Card) hakkını veren, çok motive bir toprak kort uzmanıydı. Geçtiğimiz sezon aynı kortlarda, Avustralya'nın yükselen yeteneği, Maya Joint'a da 3 set ter döktüren Carlota, Zeynep'i özellikle ilk sette zorladı ve maç 2 saate yakın bir mücadeleye dönüştü. Zeynep'in bu bilmeceye çözüm üretmesi, onun bu büyük sahneleri ne kadar hak ettiğini gösteriyor. Ekibi de, ona bu yolculuğunda muazzam bir destek veriyor. Locası, her geçen gün daha fazla göz dolduruyor.
Her ne kadar, WTA resmi sıralaması her pazartesi güncellense de, heyecanıma da hakim olamayarak, canlı sıralamayı açıp duruyorum. Zeynep orada, şu an 62 numarada.
Milli tenisçimizin İkinci turdaki rakibi ise, ev sahibi ülkenin kadınlardaki bir numarası Cristina Buc?a oldu. Zorlu bir sınav daha! Buc?a, halihazırda dünya 30 numarası, nispeten daha tecrübeli ve formda.
Zeynep, Madrid'de çiftler kategorisinde de oynuyor. Yarın 12.00 sularında, ilk turda, Filipinler'in yükselen yıldızı ve arkadaşı Alex Eala ile beraber, çiftler tenisinin tecrübeli ekibi: 'Chan/Stollar' ile karşı karşıya gelecekler. Alex de, bugün teklerdeki ilk maçında, Anastasia Pavlyuchenkova gibi önemli bir ismi ekarte etti.
Bir Devin Ayak Sesleri
Zeynep’in Madrid maçlarını takibe aldığım esnada, dün, Mustafa Ege Şık cephesinden gelen habere üzüldüm ama şaşırmadım. Çok işaret vardı zira.
Daha önce "Melbourne Semalarında Genç Bir Devin Ayak Sesleri" başlığıyla kaleme aldığım; ITF dünya sıralamasında 50. sıraya kadar yükselerek Avustralya Açık Gençler ana tablosuna doğrudan katılma başarısı gösteren Mustafa Ege, artık kariyerine Avustralya adına devam edecek. 1.90’ı geçen boyu, J200 Hong Kong şampiyonluğu gibi uluslararası başarıları ve her iki elini kullanabilme (Ambidextrous) yeteneğiyle rakipleri için çözülemeyen bir bilmece olan bu dev yetenek, ellerimizden kayıp gitti.
Avustralya Sistemi Ne Sunuyor?
Daha önce "Teniste Analitik Bir Peri Masalı Yazılıyor" başlıklı yazımda Talia Gibson örneğiyle detaylandırdığım o profesyonel mekanizma, bugün Mustafa Ege’yi bünyesine kattı. Avustralya sistemi genç yeteneklere sadece bir "imkan" değil, adeta bir "teknik ordu" sunuyor. Yıllık 150 bin Avustralya dolarını bulan destek paketleri, biyomekanik analizler ve her vuruşun santimetrik olarak hesaplandığı bu teknolojik altyapı ve vizyoner tenis aklı, ülkemizin yetiştirdiği bu nadir yeteneği transfer etti!
Haklı Çıkan Endişeler Ve Cevapsız Sorular
Mustafa Ege’nin, Avustralya tenisinin eski dünya 1 numaralarından ve Davis Cup Kaptanı Lleyton Hewitt'in oğlu Cruz Hewitt ile kurduğu çiftler ortaklığı, o dönemde beni oldukça işkillendirmişti. Davis Cup A milli kadromuzda yer alan bir oyuncunun vatandaşlık değiştirmesinin hukuken imkansızlaşacağını bildiğim için, Mustafa Ege'nin kadroda yer almamasından da endişe duymuştum.
Ancak, Federasyonumuzun ve Davis Cup yönetimimizin bu dev yeteneği Türkiye adına muhafaza edeceklerine inanmak istedim. Meğer tenis ekosistemimiz, 16 yaşındaki bu nadir yeteneğe sessizce güle güle diyormuş!!! Şimdi, tenisimizin geleceği üzerine toplantı üzerine toplantı düzenleseniz ne işe yarar? İsviçre'nin 2'nci bir Federer'i var mı? Bu tarz yetenekler, her gün kortlara akın mı ediyor? Yazık çok yazık!
Şimdi kamuoyu adına sormak gerekiyor: Federasyonumuz ve Davis Cup yönetimimiz bu süreçte neler yaptı? Bu çapta bir yeteneğin elden kayıp gitmesine karşı hangi girişimlerde bulunuldu? Her kaynak seferber edildi mi? Bu soruların yanıtlarını bilmek en doğal hakkımız.
Sonuç: Gurur ve Hüzün
Zeynep Sönmez’in, Madrid’de ilk 50 kapısına dayanması bir gurur vesilesiyken, Mustafa Ege gibi bir cevherin sistem dışına kayışı Türk tenisi için ağır bir kayıptır.
Spor ve sağlıkla kalın.
