SUÇLU KİM?

Üstelik Skriniar’ın sakatlığından sonra, savunmanın ayarı ile çok fazla oynayan Tedesco, takımını yine üçlü savunma anlayışıyla dizince, adeta misafir takımın ekmeğine yağ sürmüştü..  

 

Oosterwolde, Mert ve Levent sadece uyumsuz değil, aynı zamanda savruktu.. 

 

Üstelik konuk takım kanatları; özellikle de sol kanadı, çok etkili kullanıyordu. 

 

Mouandilmadji, birini kafayla olmak üzere soldan yapılan kanat ortalarında attığı gollerin ikisini de, 1.75'lik Levent'e karşı sağladığı fiziksel üstünlük sonucu, antremandaki kadar rahat vuruşlarla atınca, ilk devrenin yıldızı olmuştu..

 

Peki 1.90 lık bir santrforun karşısına, ondan 15 cm kısa Levent'i monte eden, üstelik onun yaşadığı acze rağmen, oyuna müdahalede etmeyen hocanın, bunda hiç mi suçu yoktu derseniz..

 

Bende size; bırakın bir teknik direktörü, "BU *TAKIMIN BAŞINDA KULÜBÜN MASÖRÜ OLSA, böyle fahiş bir hataya düşmezdi," derim...

 

Ayrıca tam da bu noktada hatırlatmam gerekir ki; G.Antep'le oynanan kupa maçı sonrası, ben bazı ulemaların aksine, farklı galibiyete rağmen Fenerbahçe'nin oyununu eleştirirken, dudak bükenlerin yüzünü, Samsun'un gollerinden sonra görmek isterdim..

 

Çünkü marifet, tekerlek kırılmadan  yol göstermektir...

 

Dün akşam üretemeyen, temposunu yükseltemeyen Fenerbahçe'nin, mucize eseri kazanmasına rağmen, pasif ve şuursuz........

© Fotospor